BlogYaşam

Sacheen Littlefeather Kimdir?

Çeşitlilik ve kapsayıcılık, özellikle de modern çağın şirket politikaları ile medyaya gelince sık karşılaşabileceğiniz, internette herkesin üzerine detaylıca (ne var ki her zaman anlayış ve kibarlıkla olmayan biçimde) konuştuğu kavramlardır. Kime sorsanız konu hakkında bir fikri vardır; ama herkesin bir bilgisi yoktur. Oysa bu konu, önemli ve değerli bir tarihe sahiptir.

Hayatımızın birçok yönünü büyük ölçüde etkileyen ve şekillendirebilen medyanın, tarih boyunca aktivistlerin ırk, din, cinsiyet ve benzeri gruplarda azınlıkta kalan insanlar için kapsayıcı ortamlar yaratma çabasına çok büyük zararlarda da bulunduğu, hatta bulunmaya devam da ettiği, toplumun da farkında olduğu bir gerçektir. Kimi zaman azınlıklar, insanların bakış açısını bulanıklaştıran negatif kalıplara sokulur, kimi zaman da bu adaletsizlik ve zalimliğe baş kaldıran bireyler medyada hedef gösterilir, hayatları zorlaştırılır. Televizyon ve sinemadaki görünürlük çabaları arasında en çok bilinen ve konuşulanlardan biri de Sacheen Littlefeather ve onun hikayesidir. Peki ara ara yeniden gündeme gelen Sacheen Littlefeather kimdir?

Sacheen Littlefeather 1973’ün Oscar ödüllerinde (solda) ve 2019’un Red Nation Film Festivalinde (sağda).
The Hollywood Reporter

Sacheen Littlefeather Kimdir?

Doğum adı Marie Louise Cruz olan Amerika yerlisi Sacheen Littlefeather, aktrist olmasına rağmen, en çok aktivist kişiliği ile ön plana çıkmaktadır. Annesi beyaz, babası ise Amerika’da Apache ile Yaqui yerlisidir. Akıl sağlığı problemleriyle boğuşan ebeveynlerinin ihmalkarlığı, 3 yaşında iken küçük Sacheen’in hastanede oksijen desteğine bağlanmadığı takdirde ölümüne yol açabilecek kadar ağır bir tüberküloz geçirmesine, buna bağlı olarak da o yaşından itibaren büyükanne ve büyükbabası ile yaşamaya devam etmesine sebep olmuştur.

Ebeveynleriyle yaşamasa da onlarla görüşmeyi kesmeyen Littlefeather, çocukken annesini döven babasına durması için süpürge ile saldırdığını ve karşılık olarak babasının onu kovaladığını, hatta ve hatta arabayla ezmeye bile çalıştığını belirtmektedir. İşte kendisi, bu ânı, aktivistliğinin başlangıcı olarak görmektedir.

Littlefeather, yaşı ilerleyip topluma karışmaya başladıkça aile sorunlarının yanı sıra, dünyadaki her azınlık grup gibi, ırkı ve kültürel mirası dolayısıyla, toplumsal sorunlarla da karşılaşmaktan kaçınamamıştır. Neredeyse tüm üyeleri beyaz olan Katolik okulunda kendine yer edinemeyip yıllar boyunca ırkçı davranışlar ve söylemlerle uğraşmak zorunda kalmıştır. Bu tarz tepkiler ve yorumlar ile büyümesi, henüz gençken bile neden diğer insanlardan daha duyarlı ve olgun olduğunu açıklar niteliktedir. Örneğin yıllar önce büyükbabası ile tarihi Roma Katolik Carmel Misyon Kilisesine yaptıkları bir ziyarette, yerli birinin kemiklerinin saygısızca, sanki bir başarıymış gibi ortalıkta sergilenmesi ile karşılaşınca küçük yaşına rağmen şu tarz bir tepki sergilediğini belirtmiştir:

O an dedim ki: ‘Bu hiç doğru değil. Obje değil ki bu; bir insan.’. Bu yüzden de papazın yanına giderek ona Tanrı’nın bu hareketi asla onaylamayacağını söyledim ve o da karşılık olarak bana ‘sapkın’ dedi. O zaman bunun ne demek olduğunu hiç anlamamıştım.

Bu koşullar altında büyümesi nedeniyle hayatı boyunca acı çeken ve benliğini sorgulayan Littlefeather, daha gençken bir çöküntü yaşayarak hastaneye kaldırıldığını ve hatta sonrasında intihar etmeye kalkıştığını açıklamıştır. Fakat 17 yaşında iken bir ülke gezisine çıkması, hayatında büyük değişikliklere yol açmıştır. Yolculuğunda görüp keşfettikleri ile bir türaydınlanma” yaşayan aktivist, diğer yerlilerle iletişim kurarak da kendini geliştirmiştir. Kültürünün gelenek ve adetlerine tekrardan sahip çıkmaya başlayarak geçirdiği bu zamanların kendisinin genetik ve kültürel kimliği için harika olduğundan bahsetmiştir.

Yirmili yaşlarının başına geldiğinde, bir San Francisco radyosunda kamu hizmet müdürü olarak görev yapmış, aynı zamanda da Amerika yerlileri için çalışan bir bölgesel olumlayıcı eylem komitesinin başında bulunmuştur. Burada sinema, televizyon ve spor alanlarında yaptıkları farkındalık çalışmaları ile Stanford Üniversitesinin aşağılayıcı “Kızılderili” spor takımının sembolünün kaldırılmasını sağlamıştır.

İşte tam da bu dönemlerde birçok ünlünün yerlilere ve sorunlarına ilgi göstermesi ile, o olaylı ödül gecesinin hikayesi de başlamıştır.

Marlon Brando ile Sacheen Littlefeather İlişkisi

Kült klasiği The Godfather (1972) filmindeki İtalyan mafya babası rolüyle tanınan Marlon Brando, yerli hakları üzerine yaptığı konuşmalar ile insanların dikkatini çekmiştir. Hatta Brando’nun bu tip bir aktivizm kararı almasını tetikleyen önemli faktörlerden biri, Wounded Knee’de gerçekleşen protestolardır: 1890 yılında bu bölgede ABD ordusu neredeyse 300 Lakota’yı katletmiştir. Bu olayın unutulmaması adına da Lakotalar, 1973’te bu katliam hakkında oldukça dikkat çeken bir protesto kampanyası yürütmüşlerdir.

İşte aktörün bu konular üzerine gösterdiği aktivizm, Littlefeather’ın dikkatinden kaçmamış ve laflarındaki gerçeklik payını öğrenebilmek adına hemen Brando’ya bir mektup yazmaya koyulmuştur. Uzun bir süre dönüş almasa da bir gün radyo istasyonundayken beklediği o arama sonunda gelmiş ve ikili arasında Littlefeather’ın anlatımına göre şöyle bir diyalog gerçekleşmiştir:

M. Brando: Eminim ki kim olduğumu bilmiyorsun.

S. Littlefeather: Tabii ki de biliyorum.

MB: Kimim öyleyse?

SL: Marlon Brando. Araman da baya zaman aldı. Kızılderili süresinin bile suyunu çıkardın.

Burada Littlefeather’ın “Kızılderili süresi” derken kastı, Amerika yerlilerinin her zaman geciktiğini ima eden ırkçı bir söyleyiştir.

Bu samimi konuşma sonrası gülüşerek uzunca konuşan, hatta sonradan da sık sık görüşmeye devam eden ikili, kısa süre içinde yakın arkadaş olmuştur. Bu noktada ilişkilerinin, ortaya atılan söylemlerin aksine arkadaşlığın ötesine geçmediğini de söylemekte fayda var

Marlon Brando (solda) ve Sacheen Littlefeather (sağda)
Marlon Brando (solda) ve Sacheen Littlefeather (sağda)
Upworthy

45. Akademi Ödüllerinde Yaşananlar

Tarih 27 Mart 1973, 45. Akademi Ödülleri gecesi… Sacheen Littlefeather, Oscar Ödülleri tarihindeki ilk politik konuşmayı gerçekleştirerek, farkında olmadan tarihe adını yazmış ve günümüzde bile devam eden bir akımı başlatmıştır; ancak karşılaştığı tepkilere “kibara yakın” demek bile mümkün değildir! Sahnede yuhalanmış, yüzüne karşı aşağılayıcı işaretler sergilenmiş, hatta az kalsın sahne arkasında oldukça ünlü bir oyuncunun saldırısına uğramış, ancak Akademi’den bu yıla kadar tek bir özür bile alamamıştır. Peki böyle bir tepkiyle karşılaşmasına sebep olabilecek kadar önemli ne söylemiş olabilir?

Marlon Brando, aday olduğu Oscar ödüllerine yerli haklarını desteklemek adına katılmayı reddederek, kendisi yerine Littlefeather’ın gitmesini istemiş ve ona ödülü kazanması durumunda sahnede okuyacağı, kendisinin yazdığı bir konuşma vermişti. Brando’nun bu kararının arkasında ise o sıralarda hala dikkat çekmekte olan Wounded Knee’deki protestolar vardı.

Wounded Knee Katliamı
Wounded Knee Katliamı
Wikipedia
Wounded Knee Protestosu (1973)
Wounded Knee Protestosu (1973)
MPR Archive

Beklenen gerçekleşmiş ve ödülü gerçekten de Brando kazanmıştı. Duyurudan sonra da Littlefeather, uzatılan altın heykele dokunmayı bile reddederek sahneye çıkıp, arada izleyiciler tarafından bölünse de sakince ve dostça bir tavırla o ünlü konuşmasını gerçekleştirmişti:

Merhaba. Benim adım Sacheen Littlefeather. Bir Apache’yim ve Ulusal Yerli Amerikalı Olumlayıcı İmaj Komitesinin (İng: “National Native American Affirmative Image Committee”) başkanıyım. Bu akşam Marlon Brando’yu temsil etmekteyim ve kendisi size, şu an zaman sıkıntısından dolayı paylaşamayacağım fakat tören sonrasında basına seve seve aktaracağım çok uzun bir konuşma ile bu oldukça cömert ödülü üzülerek kabul edemeyeceğini söylememi istedi. Bunun nedenleri ise Amerika yerlilerine karşı bugünkü film… affedersiniz… ve televizyon endüstrisinin gösterdiği muamele ile bu aralar Wounded Knee’de gerçekleşenlerdir. Şu anda size yalvarıyorum ve bu gecenizi bölmek istemiyorum… Gelecekte biz, kalplerimiz ve anlayışlarımızla beraber sevgi ve cömertlikle karşılanacağız. Marlon Brando adına teşekkür ederim.

Bu etkileyici konuşma, Littlefeather’ın belirttiğine göre alelacele gerçekleşen bir olaydı: Konuşmasından yarım saat önce hala Brando’nun evinde okuyacağı 8 sayfalık metnin yazılmasını bekliyormuş ve etkinliğe vardığı an da Brando’nun adının okunduğu ana denk gelince, nefes bile alamadan sahneye çıkması gerekmiş. Ancak Littlefeather’ın yaptığı konuşma, Brando’nun ona verdiği kağıtlardan okunmak yerine kendisi tarafından o an yapılan bir doğaçlamanın ürünüymüş çünkü ona, sahnede 60 saniyeden fazla duracak olursa sahneden indirileceği bildirilmiş. Ünlü aktivist, o anları şu şekilde anlatmıştır:

(Brando’nun) Kazandığı duyurulduktan sonra her şey o kadar hızlı oldu ki. Marlon’a kazanması durumunda heykele dokunmama sözü vermiştim. Koch’a da 60 saniyeyi aşmayacağıma söz vermiştim. Tutmam gereken iki söz vardı.

Sacheen Littlefeather, sunucuların uzattığı Oscar ödülünü reddediyor.
Sacheen Littlefeather, sunucuların uzattığı Oscar ödülünü reddediyor.
GQ

Littlefeather’ın peşine sahneye çıkan sunucular Raquel Welch ile Clint Eastwood küçük düşürücü yorumlarda bulunmuş ve seyircilerin büyük bir kısmı da bu barışçıl konuşmayı iyi karşılamamıştır. Littlefeather, yakın zamanlarda yaptığı bir görüşmede o anı şu şekilde anlatmıştır:

İnsanların bir karış açık kalan ağızlarına odaklanmıştım ve oldukça fazlalardı da. Ama seyircileri izlemek karlı bir günde dışarı bakmak gibiydi: Aralarında beyaz olmayan pek kimse yoktu.

Bazı kişilerden aldığı tepkiler o kadar kötüydü ki sahneden yanında iki güvenlik görevlisi ile ayrılmak zorunda kalmıştı. Sonrasında ise bu önleme sevinmiş, çünkü zamanın ünlü oyuncusu, filmlerde Yerli Amerikalı katili ve kendisinin açıkça belirttiği üzere “beyaz üstünlüğü” fikrinin büyük destekçisi olan John Wayne, sahne arkasında büyük bir öfke ile onun gelmesini beklemekteymiş:

Sunumum sırasında beni zorla sahneden indirmek için bana doğru geliyordu ve bunu yapmaması için altı güvenlik görevlisi tarafından tutulması gerekti.

Bu olaylı günün ardından Littlefeather, basın ile konuşup 8 sayfalık metni paylaşmasının ardından Brando’nun evine gidip 85 milyon kişinin izlediği seremoninin tepkilerini izlediğini hatırlıyor.

Birçok insan, Littlefeather’ın aslında yerli bile olmadığını ve bir kiralık oyuncu, Meksikalı bir sahtekar, striptizci ya da Brando’nun metresi olduğunu iddia ederken, bazıları da kendisinin yerli olmayıp bunu sadece dikkat çekerek oyunculuk kariyerini ilerletmesi için kabul ettiğini söylemiştir.

Littlefeather, bu olaydan sonra 1978 ile 2009 arasında hiçbir filmde yer alamamış ve Hollywood tarafından “susturulduğunu” belirtmiştir:

Asla bir iş bulamıyordum. J. Edgar Hoover’ın etrafta dolaşıp endüstrideki insanlara beni işe almamalarını, yoksa programlarını ya da yapımlarını kapatacağını söylediğini biliyordum. Hatta bunu da başlarına bunun gelebileceğini söyleyen insanlardan öğrendim.

Fakat karşılaştığı berbat tepkiler karşısında bile yaptığı konuşmadan asla pişman olmamış; hatta kendisi, medyada bir çığır açtığının farkında ve çok da gururluymuş. Sonuçta günümüzde normal olarak karşılanan ve dahası, büyük bir çoğunluk tarafından da gerçekleşmesi beklenen politik konuşmalar veya şakalar, o zamanlar için bir skandal sayılırdı ve kendisi, bunu gerçekleştiren ilk beyaz olmayan kadın ile ilk yerli kadındı.

Yeni bir “geleneğe” öncülük eden Sacheen Littlefeather’ın saygı sınırını asla aşmadan yaptığı ve akıllardan çıkmayan bu etkileyici konuşması, zamanında verilen tepkilere rağmen medyada bıraktığı iz göz önünde bulundurulduğunda belki de tam da ihtiyaç duyulan bir “skandaldı”. Littlefeather konuşması üzerine şunları söylemiştir:

Yumruklarımı kullanmadım. Küfür etmedim. Sesimi yükseltmedim. Ama atalarımın yardım etmesi için dua ettim. O sahneye savaşçı bir kadın gibi çıktım. O sahneye halkımın zarafeti ile, güzelliği ile, cesareti ile, alçakgönüllülüğü ile çıktım. Kalbimden konuştum.

50 Yıl Geciken Özür

Belki 2022 yazında Sacheen’in ismini yeniden duymaya, haberlerde bile görmeye başlamış olabilirsiniz. Bunun nedeni ise basit bir özür, ama neredeyse 50 yıl gecikmişinden…

Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi (İng: “The Academy of Motion Picture Arts and Sciences” veya kısaca “AMPAS”), Akademi Ödüllerini (halk arasında bilindiği şekli ile “Oscar Ödüllerini”) düzenleyen kuruluşun tam adıdır ve 15 Ağustos 2022 tarihinde, şu an 75 yaşındaki Littlefeather’a ithafen resmi bir özür, tam olarak da sitedeki adıyla bir Barışma Beyanı (İng: “Statement of Reconciliation”) yayımlamıştır. Eski AMPAS başkanı David Rubin, sonunda kuruluşun hatalarını kabullenmiştir:

[Yaptığınız] Açıklamadan dolayı tahammül ettiğiniz taciz yersiz ve sebepsizdi. Yaşadığınız bu duygusal yük ve endüstrimiz içinde kariyerinizin ödediği bedel telafi edilemez. Çok uzun bir süre boyunca, gösterdiğiniz cesaret anlaşılmadı. Bu nedenle biz, size en derin özürlerimizi ve samimi takdirimizi sunarız.

Bu özre karşılık olarak Littlefeather, 17 Eylül 2022’de Akademi Sinema Müzesinde (İng: “Academy Museum of Motion Picture”) Akademi’nin Yerli İttifakı (İng: “Academy’s Indigenous Alliance”) eş başkanı Bird Runningwater’la sahneye çıkıp kendi tecrübelerinin yanı sıra yerlilerin medyaya yansıtılmasından da bahsedeceği bir konuşma yapmayı kabul etmiştir.

Solda: Sacheen Littlefeather Akademi'de 17 Eylül'de konuşmasını gerçekleştiriyor (2022). Sağda: Sacheen Littlefeather Oscar ödüllerinden sonra Brando'nun yazısını medyayla paylaşıyor (1973).
Solda: Sacheen Littlefeather Akademi’de 17 Eylül’de konuşmasını gerçekleştiriyor (2022). Sağda: Sacheen Littlefeather Oscar ödüllerinden sonra Brando’nun yazısını medyayla paylaşıyor (1973).
Metro

Kendi zamanına kıyasla günümüzde bu konular üzerine gelişen farkındalık ve medyada yaşanan olumlu değişimleri umut verici bulan Littlefeather, AMPAS’a şu eğlenceli sözler ile cevap vermiştir:

Biz yerliler oldukça sabırlı insanlarızdır – altı üstü 50 yıl olmuş! Bu konularda espri anlayışımızı bırakmamamız gerek. Bu şekilde hayatta kalıyoruz.

Kaynak

Manolya

Ben Manolya. Hakkımda bişiler yazmak istemiyorum, zira bişiler öğrenmek isteyenler hakkımda sayfasına bakabilirler efenim..

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu