Piri Reis bilmecesi Lise Kitaplarında

Liseler için hazırlanmış 10. sınıf tarih kitabının dış kapağına baktığımızda Piri Reis’in “Yeni Dünya” (altta) haritasını göreceksiniz. 1513 yılında yapılmış olan ve 2013’te 500. yılı kutlanan bir haritanın fotoğrafı. Gerek Türkiye’de gerekse Türkiye dışında anılan, çeşitli yazılara, konferanslara ve belgesellere konu olan ve Denizcilik Kitabı (Kitab-ı Bahriye) yazarı dünyaca ünlü Piri Reis’in haritasıdır bu.

Piri-Reis-Yeni-Dünya (güney Amerika
Piri-Reis-Yeni-Dünya (güney Amerika

Haritanın milyonlarca basılan bir tarih kitabına kapak yapılması çok yerinde bir girişimdir ve tarihçiliğin çok anlamlı bir tercihini göstermesi ve öğrenciyi ısındırması bakımından da övgüye değer görülmelidir. Çünkü Piri Reis korsanlıktan bilginlik katına çıkmış olan uğraşlarına dayanarak aslı bir haritayı ek bilgilerle donatmış bir kişidir ve haritacılık alanında çok değerli bir eser bırakmıştır. Ancak, sözünü ettiğim kitabın 80. sayfasına kısa bir paragraf olarak sıkıştırılmış bu bilgin (yaşadığımız bilgi çağında) inanılması imkansız, şöyle bir değerlendirmeyle anlatılmıştır:

“Ünlü Osmanlı denizcisi ve alimi Piri Reis’in yaklaşık 500 yıl önce hazırladığı haritasını dünyanın uydudan çekilen fotoğrafları kadar eksiksiz ve mükemmel olduğu söylenir. Günümüzde bazı haritalardaki yanlışların Piri Reis’in haritasına bakılarak düzeltildiği biliniyor. Rus tarihçisi Sergey Manukov ise Piri Reis’in 1513’te çizdiği haritasının benzerini hazırlamanın ancak dünyanın uydudan çekilmiş fotoğraflarıyla mümkün olduğunu söyledi. Rus uzmanı:

‘Aslında harita fotoğrafa çok benziyor. Sanki bir uydu aracı çizimi yapılan bölgenin üzerinde dolaşarak fotoğrafını çekmiş. Özellikle güney yarımküre inanılmaz ayrıntılı’ demiştir.”

Her şeyden önce (şaşkınlıklar içinde) şunu sormak gerekiyor: Uzay kurgu filmi mi yansıtılıyor; yoksa bir Türk bilginin, Osmanlı coğrafyacılığının çok üstünde yeri bulunan bir denizcinin emekleriyle dolu başarısından mı bahsediliyor? Ardında şunu eklemek gerekiyor: Kimmiş bu Rus tarihçi? Piri Reis ile ilgili neler incelemiş, yazmış şimdiye kadar? Yoksa son yıllarda görmeye ve duymaya alışık olduğumuz şifreler mi yaratmak istiyor? Onca Türk ve Batılı tarihçi ve konuya aşina bilginler dururken; başka bir ifadeyle, yaşamları boyunca arşiv ve kitaplıklarda Piri Reis peşinde koşmuş olan Paul Kahle, Afet İnan, Svat Soucek, İdris Bostan, Gregory C. McIntosh gibileri hiçe sayarak gibi Piri Reis’i medyada dünya haritacılığı içine oturtmaya çalışanları görmeyerek nereye varılmak isteniyor? Yapılan alıntının saçmalığının hiç mi farkına varılamıyor?
Piri Reis üstüne gerçekleri yazmaya çalışan bir bilginin satırlarından “sahici” sözcükler yansıtılabilecek iken neden “mucize” peşinde koşuluyor?.

İki nokta üzerinde durmak istiyorum. İlki Türkiye’de özellikle 1980’li yıllardan beri ders kitaplarına ilişkin yapılan uyarılara ve tarih öğretiminin sorunlarını profesyonelce ele alan eğitimcilerin son yıllarda gösterdikleri ilerlemelere karşın, gerilerde kalmış ve kalıplaşmış, hatalarla dolu ders kitaplarının varlığının sürdürülmüş olmasıdır. Başka bir anlatımla, tarihin lise öğrencisine ulaştırılması hususunda çağın yakalanamadığını vurgulamaktır.

Diğer nokta ise, ders kitaplarının rivayete, ilahiyata ve politik beklentilere dayanarak hazırlanmış olmasıdır. Örneğini verdiğim Piri Reis’in öylece yansıtılması tarihçilikte bilginliği sıfırlamak anlamı taşımaktadır. www.meteor.gov.tr’den yansıtıldığı belirtilen hurafeyle açıklanmış olan Piri Reis buna çok güzel bir örnektir. Tarih, geliştirilen bilgilere dayandırılarak yansıtılan bir dal olmaktan çok, göklerden uçup gelen boşluğun içine yuvarlanmaktadır.

Sözünü ettiğim tarih kitabı 2013 baskı tarihini taşımakta; ancak anılan yılın gereklerine hiç de uymayan eski düşünceleri, biz bizelikleri ve başka dünyalarda gezinemeyip (dolayısıyla kıyaslamayı yapamayıp) saplantılardan kurtulamamaktadır. Bu tavır, “Keşifler Çağı“nda genişleyen dünya üstüne ortaya konan değerlendirmeler içinde yer alması gerekirken uzaylılara dayandırılarak alay etmektir aynı zamanda.

Yeni Dünya” haritası dış kapağa konulacak kadar önemli sayılmışsa eğer, o kapağın tarih eğitiminin gereklerine uygun açıklamalarla taçlandırılması gerekmez miydi? Kimlerdir bu tarih kitaplarını yazanlar? Bu cesareti nereden buluyorlar? O kitabı hazırlamaya başladıkları ana kadar eğitimin bu nazik dalında neler üretmişlerdir? Bu kişiler siyasete alet mi oluyorlar? Neden tarihçi ve çağdaş eğitime yaraşır ciddiyeti göstermiyorlar? Geçmişi “tarih” adı altında neden evrensel ölçüler aracılığıyla resmedemiyorlar? Niçin gülünç duruma düşüyorlar? Neden tarihin eğitim içindeki yerini doğruca saptayamıyorlar? Eğitimden ve tarihçilikten bu kadar uzak olabilirler mi?

Piri Reis’in idam edilmesi

Piri Reis Osmanlı’nın fakir kalmış bilim hayatına dünyaca övülen eserler bırakmıştır. Akdeniz’i aydınlatmış, uzak diyarlardan söz etmiş, “Yeni Dünya” haritasını armağan etmiştir.

Ama o koca reisin yıllara meydan okumuş boynu, büyük bir olasılıkla, 1553 yılı sonlarına doğru Osmanlı Sultanının fermanıyla vurulmuştur. 80 yaşını bulmuş bir denizcinin, üstelik bir bilginin, yeni kara ve denizler fethetmesi için Hint Okyanusu’na gönderilmesi ve okyanusun engin dalgalarına karşı zafer beklenmesi tam anlamıyla akıl tutulmasıydı.

Başarısız sayılarak Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle, başka bir deyişle sarayının entrikalarıyla yok edilmesi Osmanlı tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır. Şimdi de bir ders kitabında Reis’in dünyevi bilginliğinin, başarılarının uzaydan çekilen fotoğraf ile açıklanması onu dünyadan bir kez daha uçurmuştur! Koca denizci, bilgin Piri Reis, lise tarih kitabına konan birkaç satırla bir kez daha yaralanmıştır.

Ancak lise kitabını öylece hazırlatan yetkililer ve kitabı sevimsiz anlatılarıyla dolduranlar bilmelidirler ki, Piri Reis uzaydan gelmedi; başarılarını kendi becerileriyle ve keşiflere açılan çağdaşlarının bilimsel uğraşlarını paylaşarak kazandı. Yine bilmeliler ki, gerçeğin peşine düşmeyi amaç edinen “tarih“e saygı yitirilirse bilimsellik de çöker.

Salih-Özbaran-bazı-eserleri
Salih-Özbaran-bazı-eserleri

Kaynak:

Profesör Doktor Salih Özbaran, Öğretim Görevlisi Ve Tarihçidir. Osmanlı’nın Akdeniz, Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’ndaki askeri-siyasi faaliyetlerini incelemeye yıllarını vermiştir. Portekizce öğrenerek Portekiz arşivlerinde yıllarca çalışmıştır.

Salih Özbaran’ın bizzat yazdığı, telif, çeviri ve editörlük yaptığı eserler şu şekildedir;

Tarih, Tarihçi ve Toplum
Güdümlü Tarih
Ottoman Expansion Towards The Indian The Indian Ocean In The 16th Century
Tarihçilik Zor Zanaat
Geçmişi Güncelleştirmek
Richard Knolles’ History of the Turks
Umman’da Kapışan İmparatorluklar Osmanlı ve Portekiz
Osmanlı’yı Özlemek ya da Tarih Tasarlamak
Bir Osmanlı Kimliği: 14.-17. Yüzyıllarda Rum / Rumi Aidiyet ve İmgeleri
Yemen’den Basra’ya Sınırdaki Osmanlı
Portekizli Seyyahlar
Türk Denizcilik Tarihi (İdris Bostan ve Lütfü Sancar ile birlikte)
Tarih Öğretimi ve Ders Kitapları

Leave a reply:

Your email address will not be published.