Kategori: Osmanlı Tarihi

Fatih Sultan Mehmed öldürüldü mü? Otopsi Raporu

“Tüm zamanların ilk laik Müslümanı” Fatih Sultan Mehmed’in,  3 Mayıs 1481 Perşembe günü ikindi namazı vaktinde, Gebze’ye yakın Hünkar Çayırı’nda öldüğüne ait haberi, İstanbul halkından önce bir Venedik casusu öğrendi ve derhal başkentteki Venedik Cumhuriyeti baliosuna bildirdi. Balio hemen tek cümlelik bir name yazdı ve bir kuryeye teslim etti. Namede şu yazıyordu: “La Grande Aquila é Morta”  (Büyük Kartal öldü!) Fatih’in ölümüne sevinen ve üzülen Hristiyanlar Kurye, birkaç at çatlatarak, haberi on altı gün içinde Venedik’e ulaştırdı. Haberi öğrenen Papa, üç gün üçü gece bütün Avrupa kiliselerinin çanlarının çalınmasını ve şükran duaları edilmesini emretti. İtalya’da toplar atıldı, şenlikler yapıldı. Ama ... Read more

Yeniçerilik Sistemi -Devşirmler ve isyanları – arşivlerin yakılması

Yeniçeri sistemi I. Murad zamanında Acemi Ocağı’nın pratik bir ekol olarak kurulmasıyla başlar. Acemi Oğlanların eğitildiği ilk Acemi Ocağı 1362 veya 1363 tarihlerinde Gelibolu’da açılmıştı. Yeniçeri Ocağı’nın ilk açılışı da aynı tarihe rastlar. Fatih Döneminde Devşirme Sistemi Devşirme, özellikle II. Mehmed (Fatih) tarafından çok benimsenen bir metot olmuştu. Bir İtalyan şöyle yazmıştı: “Sanki yeni bir halk yaratmak ister gibi, bu yöntemde dikkat çekici bir sebat sergiliyor… Eğer sultan farklı ırklara bir arada görev verirse bütün ırklar birbirlerini geçmeye çalışırlar… Eğer ordu tek ırktan oluşuyorsa tehlike baş gösterir;  şevk kaybolur ve lakaytlık eğilimi görülür…” Devşirmenin asıl nedeni Türklere duyulan güvensizlikti. 1453 ... Read more

Bosna Dramı Osmanlı geçmişi ve Sırplar

Osmanlı fetihleri bir bölgeden öbür bölgeye geçtiği zaman, yani fetih yapıp da normal Osmanlı yönetimi oraya yerleştiği zaman uç beylerinin örgütü ondan sonraki yeni bir aşamaya naklediliyordu. Uç Beylikler Fetihler ilerledikçe sağ kolda Balkan sıradağlarından Tuna’ya, sol kolda Trakya’dan Makedonya’ya ve sonra Arnavutluk ile Bosna’ya, orta kolda ise Filibe’den Sofya ve Niş’e kaydırılmıştı. Örneğin Evrenos Gazi’nin merkezi Ferecik’di ve Meriç nehrinin ağzındaydı. Evrenos sonra Gümülcine’yi fethetti ve orayı merkez yaptı. Daha sonra Serez fethedilince yeni uç merkezi bu defa Serez oldu. Kısacası uçlar, daima Osmanlı fetihlerine paralel olarak ileriye doğru giderek yeni merkezlere geçmekteydi. Uç Beylik olan Bosna Bosna eskiden ... Read more

Japonların yükselişi ve Osmanlı – Japon ilişkileri

Japonya Batı’nın felsefe ve bilimini, düşüncesini bizden önce tanıyordu ve daha ciddi bir biçimde incelemeye başlamıştı. Japonlar sadece harita, topçuluk ve matematik gibi şeyleri öğrenmekle kalmamışlar, bunlar sayesinde temel bilgi alanlarına da doğal olarak kökten bir ilgi duymuşlardır. Hızla aydınlanan Japonlar Bu ilgi, dışa kapandıklarında bile en yoğun biçimde devam etmiş. Bizden önce Kant’ı, Hegel’i çevirip okumuşlar ve aydınlanma çağının bilim ve düşüncesini de bizden çok önce ciddi olarak tanımışlar. Bizim Babıali katiplerinin “lisan-ı Fransevi”yi, kör makasla mukavva keser gibi bellemeye çalıştıkları bir çağda; Japonya’da, herkes değil ama, bir bölük aydın ve memur, bunu iş edinen dedeleri ve babaları gibi, ... Read more

İlk Yerli Parfümör – Ahmet Faruki Osmanlı Kolonyası

19. yüzyılın ilk yarısında Batı ülkeleri ile imzalanan ticaret antlaşmaları sonucunda Osmanlı topraklarında çeşitlenerek artan ithal malların varlığı, Tanzimat döneminde yoğun toplumsal değişiklikler yaşayan Osmanlı toplumunda yeni bir beğeni dalgası yaratmış ve yeni bir tüketici kimliğinin, yeni alışkanlıkların biçimlenmesine yol açmıştı. Gündelik yaşamın birçok parçası alaturka ve alafranga diye ikiye bölünmüştü. Osmanlı tüketicisi, yeni parfümlerle bu yıllardan başlayarak tanışmıştı. Alkollü Avrupa Parfümleri Osmanlıda yaygınlaşıyor Aynı dönemde Avrupa’da kimya alanındaki yenilikler parfümeri sektöründe büyük atılımlara yol açmış, hızla büyüyen parfümeri sanayisinin, Osmanlı pazarında yer edinmesi güç olmamıştır. Kokulu yağlardan terkip edilmiş geleneksel kokular kullananların alkollü ıtriyatla (kokular), pudralarla, allıklarla, kremlerle, diş ... Read more

Osmanlı’da ilk Resmi Milli Bayram ve Tartışmaları

Milletvekili seçimi ve Meclis-i Mebusan açılışı Meşrutiyet’in 24 Temmuz 1908 tarihinde ilan edilmesinden sonra aynı yılın Kasım ve Aralık aylarında imparatorluk genelinde milletvekili seçimi yapıldı. Yer yer şölenler, yer yer ise protestolarla tamamlanan seçimin ardından Meclis-i Mebusan 17 Aralık’da açıldı. Meclis-i Mebusan 1908 Aynı günkü “Tanin” gazetesi, Meclis-i Mebusan’ın açılışını okuyucularına bir “iyd-i milli” (milli  bayram) olarak müjdeliyordu: “Bunca senedir mütehassir olduğumuz (hasretini çektiğimiz) şu iyd-i milliye (milli bayrama) kavuşmaktan mütevellid (doğan) fahr (övünç) ve saadet içinde bütün vatandaşlarımızı tebrik ederiz.” Özgürlüğün ilan edildiği günkü coşkuyu nitelemek için “Tanin”in bir benzetme olarak kullandığı milli bayram kavramı, açılışından yaklaşık bir ay ... Read more

Padişahın Horoz dövüşü

Padişahın Horoz dövüşü festivali Sultan Abdülaziz horoz dövüşüne çok meraklıdır. 1863 Nisan ayında, Veliefendi çayırındaki bir dövüşe bizzat katılmıştır. Bir gün önceden tellallar mahalleleri dolaşıp haber verdiği için, ertesi gün tüm İstanbul Veliefendi’yi doldurmuş, Sultan’ın içi atlas kaplı büyük çadırı da sabahtan çayırın sağ tarafına kurulmuştur. Serasker Hüseyin Avni Paşa, İngilizlerden yeni alınmış olan yedi bin şeşhane’yi (tüfek) dağıttığı erlerden kurulu İslimiye taburunu da çayıra getirtmiştir. Tekerlekleri yaldızlı arabasıyla padişah çayıra geldiğinde bütün meydanı doldurmuş olan halk, “padişahım, şevketinle, devletinle bin yaşa…” diye bağırmıştır.. Padişah Sultan Abdulaziz Üç Horoz dövüştüren Abdulaziz – Horoz dövüşü eğitimi Cirit oyunları, pehlivan ve koç ... Read more

Unutulan Yeniçeri Lambachlı Ali

Lambachlı Ali’nin hikayesi Viyana kuşatması sırasında Viyana’ya doğru ilerleyen Osmanlı Ordusu tedbir amaçlı güzergahtaki kasabalara asker bırakarak ilerlemektedir. Ve Viyana yakınlarında bulunan Lambach’ta da birkaç asker bırakılmasına karar verilir. Askerler kuşatmanın zaferle sonuçlanacağından emindirler ve Lambach civarlarında çok güzel şaraplar üretilmektedir. Zaferi kutlamak ta gerekir Ancak akıllarına getirmedikleri şey başlarına gelir, Osmanlı Ordusu Viyana’da bozguna uğratılır. Hızla çekilmeye başlayan ordu civar köy ve kasabalara bıraktığı askerleri geri çağırmaları için haberciler yollar. Habercilerden biri de Lambach’a varır ve bozgun haberini ulaştırır. Geri çekilmek üzere toplanırlar ancak bir sorun vardır. İçlerinden biri ortada yoktur. Yeniçeri Ali’yi heryerde arar arkadaşları, ancak zaman ilerlemektedir. ... Read more

Şahkulu isyanı ayaklanması ikinci Bayezid dönemi

Erdebil Şeyhi Cüneyd 1460’da savaş alanında ölünce, müritleri onun vasiyeti üzerine, onun yeni doğmuş oğlu Haydar’ın çevresinde toplanırlar. Uzun Hasan, Haydar’ı biraz büyüyünce Erdebil’deki şeyhlik postuna oturtur. Tarikata bağlı büyük Türkmen kitlesi Anadolu’dadır. Şeyh Haydar iyi yetişmiş müritlerini “Halife“ unvanı ile Anadolu’ya yollayarak örgütü geliştirir. Tarikat yanlıları başlarına “Taç“ denilen Haydari sarık sararlar. Taç, beyaz bir tülbent üzerine sarılan ve yukarıya doğru gittikçe sivrilen on iki dilimli kırmızı bir kavuk biçimindedir. Bu başlığı kullananlara Osmanlılar “Kızılbaş” adını verirler. (Şah Tahmasp zamanında, 1540 tarihlerinde, Kızılbaşlar bu kavuğu kullanmamaya başlarlar) Şeyh Haydar’ın ölümü Aslen silah yapımcısı olan Haydar, müritlerini silahlandırarak savaşa hazırlar. 1488 ... Read more

Türkmenlerin Alevileşmesi, Osmanli’nın Sünnileşmesi nasıl oldu?

Timur’la Yıldırım Bayezid’in karşı karşıya geldiği Ankara Savaşı (1402), Osmanlı’nın Anadolu’dan çok Balkanlar’da tutunduğunu gösterir. Çünkü, bu savaş sürecinde ve sırasında Menteşoğulları, Germiyanoğulları, Saruhanoğulları gibi Anadolu beyleri Osmanlı’nın değil, Timur’un yanında yer almıştır. Osmanlı örgütlenmesi içindeki mevkileri yerine eski, fetih öncesi beyliklerini ihya etmek istemişlerdir. Anadolu Beyleri Osmanlı’yı terk ediyor Yıldırım sonrası şehzade kavgaları döneminde Bizans, Balkan despotları ve Anadolu beyleri, kardeşler arasında zaman içinde taraf değiştirerek siyasal mücadeleye katılmışlardır. Sonunda Osmanlı birliğinin tekrar kurulması, Osmanlı’nın en azından Balkan ittifakları desteğiyle, bir düzenin mayasını tutturduğunu göstermektedir. Unutulmamalıdır ki, Ankara Savaşı sırasında Sırplar taraf değiştirmemiş, Yıldırım’ın yanından ayrılmamışlardı. Anadolu beylerinin Osmanlı’yı ... Read more