Kategori: Islam Tarihi

Halife Memun’un Aristoteles Rüyası ve üç cevap

Yaşadıkları dönem arasında 13 yüzyıl olsa da anlatılanlara göre İslam Rönesansı’nın zirvede olduğu, Yunan eserlerinin Arapça’ya çevrildiği ve Yunan ile İslam Felsefesi’nin iç içe olduğu 9. yüzyılda halifelik yapan Memun’un, rüyasında Yunan filozofu Aristoteles ile sohbet ettiği söylenir. Halife Memun’un rüyası İbn Nedim’in aktardığına göre Halife Memun bir gün rüyasında yatağında oturan yakışıklı, beyaz tenli bir adam görür. Halife adamın yanına yaklaşır ve “Kimsin?” diye sorar. Yatağında oturan adam da “Ben Aristo’yum” der. Halife Memun, “Bir şey sorabilir miyim?” der, “Sor” diye yanıtlar Aristo. Halife Memun sorar: M: İyi (hüsun) nedir? A: İyi, aklın kabul ettiğidir. M: İkinci olarak nedir? ... Read more

ilk Müslüman Türkler

Bizlere ta ilkokuldan beri öğretilen, ilk Müslüman Türk’ün Satuk Buğra Han olduğudur. Evet; devlet başkanı seviyesinde ilk Müslüman Türk Satuk Buğra, ilk Müslüman Türk devleti de Karahanlılardır. Ancak, şahıs olarak Müslümanlığı ilk seçen Türk, sahabelerden Osman bin Talha’dır. (Talha Oğlu Osman – 3. Halife Osman bin Affan değil) Şimdi ilk Müslüman olan bu iki Türk hakkında ayrıntılı bilgi sunalım: ilk Müslüman Türkler Osman Bin Talha: Peygamber’imiz döneminde Mekke’de demir işiyle uğraşan bir sülale vardır. MS 500’lerde Mekke’ye yerleşen Oğuzların Kayı boyuna mensup bu Türk ailesi, Arap kaynaklarında Süreyc kabilesi olarak geçer. Dönemin Arap kaynakları da bunlardan Türk diye söz ederler. ... Read more

235 ) OSMANLI VE ARAPLAR ! …

     Portekizliler 1500’lü yıllardan başlayarak Hindistan- Ortadoğu ticaretini baltaladılar ve bu ticareti kendi tekellerine almak için mücadele ettiler. Bu ticaretin Yakındoğu’ya iki büyük yolu vardı ; birincisi, Basra Körfezi, öteki Kızıldeniz.. Vasco de Gama gelmeden önce bu ticaret, Ortadoğu’nun servet kaynağıydı. Avrupa ; baharatı ve diğer Hint eşyalarını Kahire, İskenderiye, Beyrut, Tripoli gibi şehirlerden alırdı. Bu şehirler çok gelişmiş şehirlerdi. Mekke ve Medine’ye Hindistan’dan, Endonezya’dan, Sumatra’dan Müslüman hacılar geliyor ; Portekizliler bu ticareti baltalamak için Müslümanlara ait gemileri zapt ediyorlardı. Hacıları yakalayıp, burunlarını ve kulaklarını kesip çuvallara dolduruyor, sonra da bunları Kahire’ye, Arabistan’a gönderiyorlardı ; dehşet vermek için…    ... Read more

Mekke’nin Fethi – Siyah Göktaşı – Kabe örtüsü

Mekke’nin Fethi Eski adı “Bekke” olan, “ev” anlamına gelen “Mekke”nin fethinin 1385. yıldönümü. Mekke doğumlu Hazreti Muhammed 1 Ocak 630’da ordusuyla Medine’den yola çıktı. Mekke’deki en güçlü kabile, Hazreti Muhammed’in kökenini oluşturan Kureyşiler idi. Hazreti Muhammed, kendi kabilesini yenerek 11 Ocak’ta Mekke’yi ele geçirdi. Müslümanlarca “Allah’ın tektanrı inancının” karşılığı olan “tevhid”in merkezi niteliğindeki “Kâbe” Mekke’de idi. Yazın karanlık gecelerde, gökyüzündeki “yıldız mehtabı”ndan söz edilir, “kayan yıldızlar” görülür. Bunlar “yıldız” değil “göktaşı”dır. Bunları gören vatandaşların yorumu ise, “Gökten nur yağıyor!” biçimindedir. Halbuki yağan, nur değil, göktaşıdır. Kabe’nin 100 yıl önceki hali Siyah Taş – Hacerül Esvet Bu göktaşı, İslamiyet’ten yaklaşık iki ... Read more

Ebu’l Kasım El-Zehravi ve İcat Ettiği Cerrahi Aletler

Ebu’l Kasım El-Zehravi, 936 – 1013 yılları arasında Endülüs’te yaşamış Müslüman – Arap hekimlerden birisidir. Batılılar tarafından Abulcasis olarak adlandırılan el-Zehravi, aynı zamanda Cerrahi’nin Babası olarak kabul edilir. Zehravi’nin tıbba yaptığı en büyük katkı, hiç şüphesiz 30 ciltten oluşan Kitab al-Tasrif (et-Tasrif) isimli eseridir. Zehravi’nin kullandığı cerrahi alet ve uygulamalar da modern tıbba öncülük etmiştir. İcat ettiği cerrahi aletlerden bazıları günümüzde hala kullanılmaktadır. Bu yazımızda, Zehravi tarafından tıbba armağan edilen bazı aletleri açıklayacağız. SİNİR HASTALIKLARI 01: Çocukların ağrılı omurga rahatsızlıklarında sırtın alt bölgesini tedavi etmek için koter. 02: Siyatikte kullanmak için koter. 03: Epilepsi tedavisi için koter. OFTALMOLOJİ (GÖZ HASTALIKLARI) 201: Gözyaşı ... Read more

Memlûk Devleti // 1. Bölüm: Kölelikten Sultanlığa

Memlük Devleti yazı serisinin birinci bölümüdür. Memlûk Devleti, kölelikten gelen Memlûkler’in kurduğu bir askeri aristokrasi devletidir. Kâhire merkezli kurulan bu Türk devletinin dini Sünni İslam idi ve halkının büyük bir kısmını Araplar oluşturmaktaydı. Arapça kaynaklarda adı sıklıkla “Ed-Devlet’üt-Türkiyye” yani Türk Devleti olarak geçse de literatürde isimleri Memlûk Devleti olarak kalmıştır. Resmî dili Arapça olsa da ordu ve devlet dili olarak Türkçe benimsenmişti. 1250-1517 yılları arasında hüküm sürecek olan Memlûkler, bir taraftan Moğolları durdurmuş diğer taraftan Haçlı Seferleri sonucunda Ortadoğu’da kurulan devletleri ortadan kaldırmışlardır. Bu sebeplerden dolayı olmalı ki İbn Haldûn, Memlûkler’in Allah’ın büyük bir lûtfu olduğunu söylemiştir. [1] Memlûk Devleti’nin siyasi egemenliğine ise ... Read more

Bir Osmanlı Aydınının Kaleminden Haçlı Seferleri

Çevirmenden Birkaç Söz           Birçok tarihçi ve yazara göre “Osmanlı aydını” denilen sınıf, Tanzimat sonrasında ortaya çıkmıştır. Bu dönemden itibaren Batı ile olan ilişkiler ve etkileşimler, devletin bilinçli tercihi neticesinde, hızla Osmanlı Devleti’ne tesir etmeye başlamıştır. Bu etkileşim kendisini her alanda gösterdiği gibi tarihyazımında da göstermekteydi. Artık klasikleşen, Osmanlı Hanedanı etrafında şekillenen tarihyazımı kendisini modern tarihyazımına bırakmaktaydı. Her ne kadar bu yeni tarihyazımı eksiklikler ve hatalar barındırsa da oldukça anlamlıdır.                  Meşrutiyet döneminin önemli aydınlarından olan, çıkardığı ‘Mizan’ gazetesi dolayısıyla Mizancı lakabı verilen Mehmed Murad da bu tarihyazımına Tarih-i Umumî ... Read more

Memlûk Devleti // 2. Bölüm: Gün Batımı

Memlük Devleti yazı serisinin ikinci bölümüdür. Birinci bölüm: Kölelikten SultanlığaBurcî Memlûkleri 1382-1517 (El-Memâlik’ül Burciyye)  Memlûk Devleti’ndeki emirler, her zaman emri altındaki memlûk sayısını artırmaya özen göstermişlerdir. Çünkü askeri güç Memlûklerde siyasi güç ile doğru orantılıydı. Bu doğrultuda, tahta çıkan sultanların çoğunlukla seleflerine ait olan memlûklerin önünü kestiğini görmekteyiz. Bu durumun farkında olan Sultan Kalavun (1279-1290) hiçbir emire bağlı olmamak amacıyla yeni bir memluk sınıfı oluşturmak istemiştir. [1] Sultan amacına uygun olarak o sıralarda Hazar Denizi’nin kuzeyi ile Karadeniz’in doğusunda yaşayan Çerkezlerden müteşekkil bir memluk ordusu kurdu. [2] Sultan, satın aldığı Çerkez memlûkleri Kahire’deki Cebel Kalesi’nin (Kalatu’l Cebel) burçlarına yerleştirmiş, bu doğrultuda bu memluklere Burcî ... Read more

Memlûk Devleti // 3. Bölüm: Devletin İçi (Siyasî-Sosyal-Kültürel Yaşam)

Memlük Devleti yazı serisinin üçüncü bölümüdür.   Birinci bölüm: Kölelikten Sultanlığa İkinci bölüm: Gün Batımı SİYASÎ YAŞAM Memlûk Devleti merkeze bağlı vilayet ve eyaletlere bağlı emirlik ve hükümdarlıklardan oluşan bir sultanlıktı. Ancak saltanatın devamlılığı kesin kaideler ile belirlenmemiştir. Sultanlar çoğunlukla sağlıklarında bir halef ilan etseler de bu durum çok nadir olarak gerçekleşirdi. Memlûk Devleti’nde sultan olacak kişinin emirler arasından seçimle başa getirildiği belirtilse de bu durum oldukça idealize edilmiştir. Bir emirin sultan olabilmesi o kişinin meziyetlerine ve kendisine sadakatle bağlı bir gurubu oluşturmasına bağlı idi. Bu durumda gücü elinde bulunduran kişi en yakın rakiplerini eledikten sonra diğer emirlerin biatı ile başa ... Read more

Biruni’nin Anlatımıyla Hint Kast Sistemi

Kast Sistemi, sınıf ayrılıklarına dayanan toplumsal düzenin adıdır. Bugün Dünya çapında yaklaşık 250 – 300 milyon arasında insanın etkilendiği bu sistemin tarih boyunca en sert şekilde uygulandığı ülkelerden birisi de Hindistan’dır. Bu yazımızda, Biruni’nin Hindistan Seyahatnamesi olan “Tahkiku Ma Li’l-Hind” isimli eserinden alıntı ile Hint Kast Sistemi’ni aktaracağız: Eğer siyasi ve sosyal hayatta ortaya konan yeni bir düzen; fıtrat itibariyle yönetmeye arzulu, sahip olduğu karakter ve yetenekleri bakımından yönetici olmaya layık, kesin bir inanç ve sarsılmaz bir iradeye sahip olan ve bu özellikleri sebebiyle sıkıntılı dönemlerde bile halkının desteğini almış bir yönetici tarafından oluşturulmuşsa; bu düzen o toplum nezdinde köklü ... Read more