Kategori: Eski Türk Tarihi

ilk Müslüman Türkler

Bizlere ta ilkokuldan beri öğretilen, ilk Müslüman Türk’ün Satuk Buğra Han olduğudur. Evet; devlet başkanı seviyesinde ilk Müslüman Türk Satuk Buğra, ilk Müslüman Türk devleti de Karahanlılardır. Ancak, şahıs olarak Müslümanlığı ilk seçen Türk, sahabelerden Osman bin Talha’dır. (Talha Oğlu Osman – 3. Halife Osman bin Affan değil) Şimdi ilk Müslüman olan bu iki Türk hakkında ayrıntılı bilgi sunalım: ilk Müslüman Türkler Osman Bin Talha: Peygamber’imiz döneminde Mekke’de demir işiyle uğraşan bir sülale vardır. MS 500’lerde Mekke’ye yerleşen Oğuzların Kayı boyuna mensup bu Türk ailesi, Arap kaynaklarında Süreyc kabilesi olarak geçer. Dönemin Arap kaynakları da bunlardan Türk diye söz ederler. ... Read more

Ağıt eski türk geleneği – asker ağıtları

Yunanca tragedyanın (Trajedi)  ne demek olduğunu herkes bilir, tragudi, tragedyada söylenen şarkıdır. Tragedyanın konu kaynağı efsanelerdi. Bizde de “ağıt” var ve konunun kaynağı yaşanmış hayatın gerçeğinden alınırdı. Genellikle bir ölümün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenen halk türküsüdür. Doğal afetler, savaş, ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili sözlerdir. Erkekler daha ziyade ağlayarak değil de, yazarak söylerler. Türklerde ağıdın tarihi çok eskilere dayanır. Türklerde Orhun abidelerinde Bilge Kağan’ın ağzından kardeşi Kültigin’in ölümü ele alınır. Küçük kardeşim Kül Tegin öldü. Görür gözüm görmez, bilir bilgim bilmez oldu. Zamanın takdiri Tanrı’nındır. Kişioğlu ölmek ... Read more

Orhun Abideleri İsimli Osmanlı Türkçesi Bir Eser

Türkoloji, aşağı yukarı şu şekilde tanımlanır: Türklerle ve özellikle Türk dilleriyle uğraşan bilim koluna verilen bir ad. Bu çok önemli olan bilim kolunun geçmişi Avrupa’da XIV.yüzyıla kadar geri gitmektedir. ‘Türklerden söz eden bilim kolu’ olarak tanımlanacak olursa eğer Bizans ve Latin yazarları Türkolojinin öncüleri sayılabilirler ve Türkolojinin geçmiş daha da geriye götürülebilir. Tüm bu bilgilerin dışında Türkolojinin modern olarak 18.yüzyılda ve Avrupalı araştırmacılarca başlatıldığını rahatlıkla söyleyebilriz. Bu konuda Findlandiya, Rusya, Macaristan ve Fransa öncü ülkeler olarak göze çarpmaktadır.  Osmanlı Devleti içerisinde Türkoloji çalışmalarının başlaması 19.yüzyıla denk gelmektedir. İlk zamanlar, dünyada yapılan Türkoloji çalışmaları basın yoluyla takip edilmelteydi. Osmanlı entelektüel yaşamında, ... Read more

Selçuklu ve Karahanlı İlişkileri

Oğuzlar 1040 tarihinde Gazneliler’e karşı Dandanakan Muharebesi’ni kazandıktan sonra Horasan’a hakim oldular, böylelikle hanedanları resmiyet kazandı. Horasan’a hakim olan Tuğrul ve Çağrı beyler 1043 tarihinde ise Harezm’e girdiler fakat bundan ötesindeki topraklar Karahanlı Hanedanı’nın kontrolündeydi, haliyle aralarında bir sorun başladı. Siyasi evlilik Bu sorun Sultan Alp Arslan tahta geçene kadar devam etti. Sultan Alp Arslan tahta geçtikten sonra bu iş siyasi evlilik yoluyla çözülmek istendi. Buna göre Alp Arslan’ın oğlu Melikşah, Buğra Kara Han’ın kızı Terken Hatun ile evlenecek, Sultan Alp Arslan’ın kız kardeşi ise Buğra Kara Han’ın oğlu Şems-ül Mülk Nasr ile evlenecekti. Bu evlilikler gerçekleştikten bir süre sonra ... Read more

İslamiyet Öncesi Türklerde Genel Ekonomik Unsurlar

Türkler’in İslamiyet’e ve yerleşik hayata geçmesinden sonra gelişen iktisadi hayat, bozkır kültüründe aynı şekilde değildi. Yüksek ovalar ve yaylalar ile çevrili bozkırların iklim şartları sebebiyle tıpkı diğer bozkır halkları gibi Türkler de geçimlerini çok daha zorlu şartlar altında sağlamak zorunda kalıyordu.  Türk coğrafyasının (özellikle Türkistan’da), tarım alanlarının büyük bir kısmının elverişsiz olması, tarım için kullanılabilecek az miktardaki alanın ise halkın ve ordunun ihtiyaçlarını karşılayamaması sebebiyle ekonominin büyük bölümünü hayvancılık oluşturmaktaydı. Hayvancılıkta ise en önemli pay at ve koyuna, bunun yanında ise deve ve sığır gibi hayvanlara aitti. Özellikle atların ve koyunların sayısı çok fazlaydı. Hatta Türkler’in, yetiştirdikleri atların bazılarını Çin’e ... Read more

Türkçe’nin 500 Yıl Önce Latin Harfleriyle Yazılışı

Türkçe tarih boyunca çeşitli alfabe sistemleri ile yazıldı. Runik alfabe, Arap alfabesi, Yunan alfabesi, Kiril alfabesi, Ermeni alfabesi, İbrani alfabesi, Latin alfabesi bunlardan ilk akla gelenlerdir. Bununla birlikte yayılım alanı ve kullanım süresi bakımından en fazla tercih edilen Arap alfabesi olmuştur. 1928 yılında Mustafa Kemal Atatürk, Türk dilinin ihtiyaçlarına daha iyi cevap verdiği ve Cumhuriyet’in Dünya’ya daha kolay adapte olmasını sağlamak için Harf Devrimi‘ni gerçekleştirdi. Artık Türkçe, Latin harfleri ile yazılacaktı. Bundan dolayı Latin harflerinden lüzumsuz olanlar atıldığı gibi ihtiyaca göre yeni harfler de eklendi. Ancak bu devrim yapıldığı günden günümüze kadar birçok tartışmayı da beraberinde getirdi: “Peki Türk dili ... Read more