Kategori: Cumhuriyet’ten Günümüze

ABD’nin yeni Türkiye – Neo Osmanlı planı

Çocukluğumda, ilkokuldayken, öğrencilere süt tozu kutuları dağıtılırdı. Kutunun üzerinde iki el, yakın plan, tokalaşıyordu. Gömlek manşetlerinde ya da ceket kollarında ise, şimdi tam anımsayamıyorum, Türk ve Amerikan bayrakları vardı. O zamanlar küçücük çocuk nereden bilsin Marshall Yardımı’nı. Nereden bilsin Soğuk Savaş kavramını. Onun tüm bildiği Amerikan filmleri, ama Hollywood yapımı olanları. Halbuki bir de Washington yapımı olan filmleri varmış Amerika’nın. Ama gerilim veya korku türünden! Yeni Türkiye nedir?… Süt tozu Amerikan yardımı Marshall planı Almanların Türkiye Planı Alman Ortadoğu uzmanı Kurt Ziemke, 1930 yılında “Die Neue Türkei” (Yeni Türkiye) diye bir kitap yayımlamış. Bu kitapta Almanya’nın uygulaması gereken Türkiye politikasını ... Read more

Türk büyükelçinin rusya macerası ve Cheka terörü

Ankara Hükumetinin ilk Moskova Büyükelçisi Ali Fuat (Cebesoy) Paşa heyeti ile, Sovyet Rusya’da antlaşma imzalayacak olan Yusuf Kemal heyetini götüren tren, Bakü’den Moskova’ya on bir günde gidebilmiş. Zaten uzun olan yolun bu son bölümü, pek güvenli değilmiş. Büyükelçimizin yanına, Yüzbaşı İdris Çora komutasında, sekiz Türk neferi verilmiş. Rostov’dan geçerken, Sovyet Hükumeti de trene bir makineli tüfek takımı yerleştirmiş. Ayrıca Kuzey Kafkasya’dan sonra katarın önüne zırhlı bir kılavuz treni konmuş. Bu önlemlere rağmen, Türk Büyükelçisi ve Bakanlar ciddi bir tehlike atlatmışlar. Silahlı çeteler yol kesiyor Sovyet Hükumeti, Rusya içinde güvenliği henüz tam olarak sağlayamıyor. Rejime karşı, silahlı direnişler yer yer devam ... Read more

Kutsal emanetlere Fahreddin Paşa’dan sonra kim sahip çıktı?

Geçen hafta Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed, Twitter’da şu paylaşımı yaptı: “1916 yılında Türk Fahri Paşa’nın Medinetü’l Münevvere halkının mallarını çaldığını, onları kaçırdığını, Medine’deki el yazması eserleri çaldığını biliyor muydunuz? İşte Erdoğan’ın dedelerinin Müslüman Araplarla ilişkisi buydu.” Bunun üzerine geçen haftadan beri Fahreddin Paşa’yı ve Kutsal emanetleri konuşuyoruz. Bu konuşmalar iki önemli sonuç doğurdu: Birincisi; yüz yıl önceki Arap ihanetine rağmen, romantik bir yaklaşımla hâlâ Arapçılık yapan, Yeni Osmanlıcılık oynayan siyasal İslamcılara acı gerçeği gösterdi. İkincisi; bu bahaneyle halkımız, Medine savunmasıyla ünlü “Çöl Kaplanı” lakaplı Fahreddin (Türkkan) Paşa’yı çok daha iyi tanıdı. MEDİNE MÜDAFAASI’NIN FAYDASI Geçtiğimiz ... Read more

İstiklal marşımız ve bestelenmesi

İlk Osmanlı marşları Osmanlı Devleti’nin bir milli marşı yoktu. Padişahlar için bestelenmiş marşlar, milli marş olarak kullanılırdı. İlk önce, Sultan İkinci Mahmud döneminde, Gaetano Donizetti ve Guiseppe  Donizetti tarafından „Mahmudiye Marşı“ bestelendi ve 1808-1839 arası kullanıldı. Gaetano ve Guiseppe Donizetti Kardeşler Yine Guiseppe Donizetti tarafından bestelenen „Mecidiye Marşı“, 1839-1861 arası kullanıldı. Callisto Guatelli tarafından bestelenen „Aziziye Marşı“ (aşağıda) 1861 ile 1876 arası Osmanlı’yı temsil etti. Callisto Guatelli Paşa Ahmet Necip Paşa tarafından bestelenen „Hamidiye Marşı“, 1876 ile 1909 arası; Ahmet Necip Paşa ve Hamidiye Marşı Italo Selvelli tarafından bestelenen “Reşadiye Marşı” ise 1909-1918 arası kullanılmıştır. Italo Selvelli ve Reşadiye Marşı Milli Marşın gerekliliği İstanbul Hükumeti ve Saray İngilizlere teslim olmuşken, Kurtuluş Savaşı’na katılmak için Ankara’da toplanan direnişçilerden ... Read more

BİR KİTAP TANITIMI : “Benim CUMHURİYET’ im”

      Cumhuriyet gazetesinin kurucusu Yunus Nadi’ nin kızı Leyla ile Halid Ziya Uşaklıgil’in oğlu Bülent’ in evliliğinden doğan yazarın bu kitabı için kaynak sıkıntısı çekmesi zaten düşünülemezdi..Emine Uşaklıgil, “Benim Cumhuriyet’im” adlı kitabında, bir aile gazetesinin doğuşundan bu güne öyküsü,arka plandaki  dünya ve Türkiye panoraması önünde, birbirinden ilginç anılarla ve bilgilerle süslenmiş olarak anlatılıyor.   Şahsen çok severek okudum. Naçizane tavsiyem siz de okuyun..   Kitaptan bazı bölümleri sizinle paylaşmak istiyorum :    1939 tarihinde SSCB ile Almanya arasında imzalanan saldırmazlık paktı, Avrupa’ nın en güçlü ordusu olan Alman ordusunun önünü açmıştır. (..) Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan o güne kadar sürdürdüğü geleneksel tarafsızlık ... Read more

31 ) BİR 27 MAYIS YAZISI …

      Yiğitçe bir Kurtuluş Savaşı ile, bu savaşı da içine alan, bütün sömürge ve yarı sömürgelere örnek olacak eylemler ve prensipler getiren Ulusal Kurtuluş Hareketi bir gün, hem de bu Kurtuluş Savaşı’ nın icra gücünü temsil eden ordunun eliyle, neden bir ihtilal yapmak zorunluğu ve görevi karşısında kaldı ?..   Hem de bu savaşın ve kurtuluş hareketinin öncülüğünü yapmış olan kahramanın, son nefesini verdiği günlerin üstünden henüz 22 yıl geçmeden…   Acaba, kurulan düzen ve bırakılan miras, hemen 22 yıl sonra bir ihtilali davet edecek şartlara mı gebeydi ? Yoksa, bırakılan ve devralınan ulusal yapı, çağın hızlı akışı içinde bazı direksiyon ... Read more

Mustafa Kemal’in Diplomatlari

Saltanattan Cumhuriyete geçişte Dışişlerinde yaşananlar aslında çok dramatiktir. Kasım 1921’de Ankara Hükumetinin Paris temsilciliğine atanan Ahmet Ferit (Tek) Bey Paris’e geldiğinde karşısında padişahın gölgesini bulur! Çünkü Türkiye’de iki devlet, iki hükumet ve iki baş varken, Fransa’da tek Türk temsilciliği olur mu?!. Babıali daha önce davranmış ve Paris’te Osmanlı temsilciliğini açmıştır bile. Şöyle de bir kılıf bulunmuştur: Sévres antlaşmasını imzalayan Osmanlı delegasyonu sanki geri dönmemiş de Paris’te kalmıştır. Onun için İstanbul Hükumetinin Paris temsilciliğine, Osmanlı Murahhaslığı (yani delegeliği) adı verilmiştir. Sévres antlaşması yürürlüğe girmediği için, İstanbul Hükumeti de hukuken Fransa ile savaşta gibi görünüyordur ve Paris’te resmen elçilik veya büyükelçilik açamıyordur. ... Read more

45) MANİSA’ LIK BİR YAZI !…

   Yarım yüzyılı geride bırakmış olduğum şu yaşamımda, ilk defa, düşünce ve alışkanlıklarım açısından, kendi ülkemde kendimi “azınlık” gibi hissetmeye başladım !…   Bir toplu taşıma aracına bindiğimde, ister istemez dinlediklerime müdahale etmemek ve karışmamak için  verdiğim mücadele artık beni yıpratmaya başladı..Sevdiğim şehir için konuşulanlar -ki ekmek parası için buraya gelenler yapıyor bunu -sevdiğim lider için konuşulanlar, benim için hala “En Büyük Türk” olan Atatürk’ e yapılan sataşmalar ; gençlerdeki duyarsızlık, yaşıtlarımdaki bezginlik beni kahrediyor ama en korkuncu, yeniden “ümmet” e dönüşmekte olan bir toplum…  “Sarı” renk, bulaşıcı bir hastalık nedeniyle alınan “karantina” önleminin rengidir. Bugün Türkiye seçim haritasına baktığım zaman ... Read more

84) 27 MAYIS AĞASI : CEMAL AGA !.. (2. BÖLÜM)

   Cemal Gürsel, İsmet İnönü’ye saygılıydı ama ona başbakanlık görevi verdiğinde, “Paşa gerdeğe girecek damat gibi heyecanlıydı” diyecekti..   Süleyman Demirel’e karşı ılımlı ve sevecen olması, onun AP’nin başına geçmesini istediği için (o tarihte Ragıp Gümüşpala başkandı) İnönü ile arası bozuldu..   Sonra, tekrar darbe söylentileri başladı 1963 yılında.. Sık sık söylenen isim Albay Talat Aydemir ve arkadaşlarıydı. Aydemir popüler bir isimdi. Parlak bir kurmay, orduda sevilen bir isimdi. Sık sık basında görülürdü. Falih Rıfkı Atay gibi usta ve güngörmüş bir kalem bile ; ziyaretine gelen Aydemir’i, “Gözlerinde Mustafa Kemal’in ışıklarını gördüm” diye övüyordu…    Tarih 21 Şubat 1963. Bir haftaya yakın ... Read more

83) 27 MAYIS AĞASI : CEMAL AGA !… (1. BÖLÜM)

  Cemal Gürsel, 27 Mayıs 1960 müdahalesinin önderi.. Asker doğmuş, asker olarak yaşamış bir insan olmasına karşın son derece mütevazı, sevecen  ve insancıl bir yapıdaydı.. MBK’de idam kararlarına karşı oy kullandı.. Cumhurbaşkanıydı ama yaz aylarında hemen her gece, başbakanlık konutunun karşısındaki küçük parka çıkardı. O geldikten sonra park dolar, her sınıftan insan toplanırdı. Simitçisi, arabacısı, memuru, işçisi… Kim olursa olsun, sorduğu soruyu yanıtlardı. Kimi zaman siyasetle ya da bir ülke sorunuyla ilgili açıklamalar yapardı. Kimi zaman da gündüzleri yaverini yanına alır, Gölbaşı’ndaki küçük, sade kahvehanelerden birine girer, gölü seyreder, peşindeki gazetecilerle sohbet ederdi….   Bir gece bir arabacı Gürsel’e, atını koşacak ... Read more