92) KOSKOCA MOSSAD, KAÇIRILAN KÜÇÜK BİR ÇOCUĞUN PEŞİNDE !…

   1960 yılında Joselle Schumacher adında 6 yaşında bir erkek çocuk İsrail’de, aşırı muhafazakar bir grup tarafından evinden kaçırılmıştı. Çocuğun anne tarafından dedesi Nahman Starkes, “Neturei Karta”, yani “Kudüs Duvarlarının Bekçisi” denen bir grubun üyesiydi ve kaçırma olayında suç ortaklığı yaptığından şüpheleniliyordu.İki sene boyunca polisin çok geniş çaplı aramalarına rağmen en küçük bir ip ucu bile bulunamamıştı.

   Başbakan Ben-Gurion’un danışmanları, konunun kendisine bir sonraki seçimlerde yenilgiye mal olabileceğini söyleyerek uyardılar. Dahası, Araplar ile bir savaş daha söz konusu iken, muhafazakar Yahudiler onları destekleyebilirdi.
   Başbakan, Mossad Başkanı Harel’e mesaj göndererek servisin çocuğu bulmasını emretti. Harel, dosyayı alarak incelemeye başladı. Josel, Mart 1953’te Arthur ve Ida Schumacher’ın oğlu olarak doğmuş, ailenin geçim zorlukları nedeniyle, dedesiyle yaşamak üzere Kudüs’e gönderilmişti. Kudüs’te dedesinin mezhebinin gelenekleri uyarınca yetiştirilen çocuğu ailesi geri almaya kalktığında dede çocuğu gelecekteki hayatında kendisine yararlı olacak dindar hayattan uzaklaşmasının iyi olmayacağını savunarak geri vermeyi kabul etmedi..
   Aile bir sonraki Kudüs’e gelişlerinde çocuğu bulamadı !..
   

   Ben-Gurion’un İşçi Partisi ; ancak çeşitli dini gruplardan üyeleri kendi bünyesinde birleştirerek iktidarda kalabilmişti. Buna karşılık bu gruplar katı din kuralları karşısında daha önemli ayrıcalıklara sahiplerdi ama daha fazlasını istiyorlardı. Liberal Yahudiler ise çocuğun bulunup ailesine teslim edilmesini istiyorlardı. Olay adeta ülkenin gündeminde baş köşeye oturmuştu !…
   İç Güvenlik Servisi Shin Bet’in gelecekteki lideri olacak olan bir Mossad ajanı, aşırı muhafazakar kesimin içine sızmayı denedi ama başaramadı. Diğer kırk kadar ajan çeşitli başka yöntemler denedi ama olmadı…
   Çocuğun yurt dışında olduğundan artık emin olan Mossad Başkanı Harel, operasyon merkezini Paris’teki bir Mossad hücre evine taşıdı. Oradan İtalya, Avusturya, Fransa ve İngiltere’deki tüm muhafazakar gruplara casuslar gönderdi. Bu da sonuç vermeyince, bu kez ajanlarını ABD ve Güney Amerika’ya yolladı..
   Soruşturma, tuhaf olaylarla devam ediyordu. On Mossad ajanı, Londra’nın Hendon Mahallesindeki bir sinagogda, bir Cumartesi ayinine katıldılar. İçeride itişip kakışmalar sırasında sahte sakalları düşünce, öfkeli cemaat polisi arayarak “dini sahtekarlar”ı tutuklamalarını istedi. İsrail Büyükelçisi araya girince, sessizce serbest bırakıldılar.
   Deneyimli bir muhafazakar haham, zengin bir ailenin kendisinden bir sünnet rica etmesi üzerine Paris’e davet edildi. İki Mossad ajanı, muhafazakar giysileriyle hahamı havaalanında karşılayıp yanlarına alarak bir geneleve götürdüler !.. Daha önceden paraları ödenen iki fahişe aniden ortaya çıktılar ve hahamı ortalarına aldılar. Palaroid makine ile fotoğrafları çekildi ve çocuğun nerede olduğunu söylemezse fotoğraflarını din yetkililerine vereceklerini söylediler. Haham, bir şey bilmediğine ikna edince, fotoğraflar imha edildi !…
   Isser Harel’in muhafazakar Yahudi dünyasındaki giderek genişleyen operasyonunda ortaya çıkan bir başka haham da, Paris-Cenevre arasında yolculuk yaparken yakalanan Shai Freyer idi. Yoğun sorgulamalardan sonra tam salıverilecekken, Harel, adamın soruşturma bitene kadar tutuklu olarak İsviçre’deki bir hücre evinde tutulmasına karar verdi. Muhafazakar toplumu velveleye vereceğinden korkuyordu…
   O dönemde başka bir parlak bir fırsat ortaya çıktı. Bu, aristokrat bir Fransız ailesinin kızı ve 2. Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişi’nin kahramanı olan Madeleine Frei idi.. Çok sayıda Yahudi çocuğunu Nazi ölüm kamplarından kurtarmış, savaştan sonra Musevilik dinini seçmişti. Bulgulara göre sık sık İsrail’e gidip gelen biriydi. Birçok kez Neturei Karta mezhebi ve bu arada kaçırılan Joselle’in dedesiyle de görüşmüştü. İsrail’e son gelişi, çocuğun kaçırıldığı döneme denk geliyordu ve o zamandan beri de İsrail’e gitmemişti…
   Ağustos 1962’de Mossad ajanları onu Paris’in dışında izlediler. Kendilerini tanıttıklarında kadın onlara saldırınca, Başkan Harel’i çağırdılar. Harel, Joselle’in ailesine karşı yapılan “büyük hata”yı açıkladı. Çocuklarını
istedikleri gibi yetiştirmek konusunda ahlaki açıdan hakları vardı. Hiçbir aile bu hakdan mahrum bırakılamazdı.
   Madeleine çocuk hakkında bir şey bilmediğini yinelerken, adamlarının ona inandığını gören Harel ; kadından pasaportunu istedi. Kendi fotoğrafının altında kızının fotoğrafı vardı ve Joselle ile kızın fotoğrafı neredeyse birbirinin aynı idi !…
   Harel hala itiraz eden kadına birkaç saat dil döktü ve Madeleine en nihayet itiraf etti : Gemiyle Hayfa’ya giderken gemide yeni göçmen bir aileyle tanışmıştı. Joselle yaşlarında bir kızları vardı. Küçük kız ile birlikte iskelede yürümüşlerdi ve oradaki yetkili, çocuğun onun çocuğu olduğuna inanmış ve bununla ilgili not almıştı..
   Bir hafta sonra, saçlarını boyatmaya ve kız giysileri giymeye ikna edilen Joselle ile birlikte, İsrail polisinin burnu dibinden geçerek Zürih uçağına binmişti.
   İsviçre’de bir süre haham Freyer’in öğretmenlik yaptığı bir Musevi okuluna devam etmişti ve Mossad Freyer’i tutukladığında, kadın çocukla New York’a gitmiş ve onu Neturei Karta mezhebinden bir ailenin yanına bırakmıştı. Harel sonunda o adresi de aldı : “126 Penn Street, Brooklyn, New York. Yankale Gertner adıyla biliniyor..”
   Karşılaşmalarından beri Harel ilk defa gülümseyerek ona teşekkür etti…
   Mossad ajanları New York’a uçtular. Orada bir grup FBI ajanı, ABD Başsavcısı Robert Kennedy’nin işbirliği emriyle kendilerini bekliyordu. Başbakan Ben-Gurion’un, Başkan Kennedy’den özel ricası sonucu…
   Adrese gittiklerinde ; dua eden bir adamın yanında, başında fes, yüzünün iki yanında siyah uzun bukleleriyle bir oğlan çocuğu oturuyordu.
   Ajanlardan biri, kibarca, “Merhaba Joselle, seni eve götürmeye geldik” dedi…
   Sekiz ay süren bu operasyonda bir milyon Amerikan dolarına yakın para harcanmıştı !…  
   

Leave a reply:

Your email address will not be published.