87) CEVDET SUNAY..YİNE ASKER BAŞKAN !..

   Cemal Gürsel’in görevine dönemeyeceği hastane heyet raporuyla kesinleştikten sonra gündemin baş konusu yeni cumhurbaşkanının kim olacağı oldu..
   Kulislerde Genel Kurmay Başkanı Cevdet Sunay’ın adından söz ediliyordu. Fakat AP’li milletvekilleri yine bir asker istemiyorlardı. Meclisteki çoğunlukla sivil bir cumhurbaşkanı seçme olanağı varken, seçilmemiş birisinin, üstelik bir askerin seçilmesini içlerine sindiremiyorlardı.
   22 Şubat ve 21-22 Mayıs 1963’deki Talat Aydemir isyanlarının bastırılmasında, 1961 seçimlerinden sonra parlamentonun açılmasında Sunay’ın etkin bir rolü olmuştu ve demokratik rejimin arkasında yer almıştı ama 1965 seçimlerinden önce Meclis Başkanı Fuat Sirmen’e gönderdiği mektupta, parlamentoya hakaret ettiği ileri sürülüyordu..

   Bir genel kurmay başkanının, üstelik bağlı olduğu İsmet Paşa gibi bir başbakanı atlayarak ve TBMM’ ne mektup yazarak milletin temsilcilerini şikayet etmesi, kimi konuşma ve yazıları gerekçe göstererek orduda planlı bir isyana neden olacağını öne sürmesi…Kuşku yok ki demokrasilerde eşine rastlanmayan bir olaydı..
   İnönü ise olayın fazla büyütülmemesi yanlısıydı. Sunay’ı seçmek geçmişte kalan olayları bir yana itecek, geleceği düzenleme yolunu açacaktı.
   İsmet Paşa konuyu AP-CHP koalisyonunda Milli Savunma Bakanı olan Ahmet Topaloğlu ile görüştü. Bakan da Sunay’ı “yoklamış”tı ; Demirel’e, “hevesli ve uygun görülüyor” dedi. Bunun üzerine Demirel Özel Kalem Müdürü Muammer Ekonom’u çağırdı ve, “şimdi Başbakanlık’tan çıkıp bir yere gideceğim. Benimle kimse gelmeyecek, polis de izlemeyecek” dedi. Saat tam 20.00′ de, Namık Kemal Mahallesi’ ndeki bir evin kapısını çaldı Demirel.. Orgeneral Cevdet Sunay subay giysileriyle başbakanı bekliyordu.
   “Sizi Cumhurbaşkanı seçmek istiyoruz. Gereken görüşmeler yapıldı, önlemler alındı. Tek oturumda seçileceksiniz. Ana Muhalefet Partisi ile görüşülüp oluru alındı. Adınız üzerinde hiçbir spekülasyon yapılmayacak” dedi..
   Cevdet Sunay teşekkür etti. Başbakan, “sizden sonra kimi Genel Kurmay Başkanlığına getirmemizi salık verirsiniz ?” dedi. Sunay da Kara Kuvvetleri Komutanı Cemal Tural’ı salık verdi.
   Böylece Sunay askerlikten ayrıldı ve o zamanki yasal düzenlemelerin sağladığı olanaklarla meclise girdi. Bir AP senatörü istifa etti. Cumhurbaşkanı Vekili Atasagun, anayasal yetkisini kullanarak Sunay’ı Cumhurbaşkanlığı Kontenjan Senatörü atadı. Dünkü asker bir günde parlamenter oldu !.. CHP’ nin desteği ve AP oylarıyla Sunay, T.C.’nin beşinci cumhurbaşkanı seçildi

.

   1971 yılının 12 Şubat günü, Bursa’da TOFAŞ’ ın açılış töreninin yarısında iken, Cumhurbaşkanı Sunay aniden kalkıp otomobiline binerek Eskişehir’ e gitti. Demirel’in içine kurt düşmüştü. Beş gün sonra Sunay’ın yanına gitti ve ortalıkta dolaşan söylentilerden bahsetti ve “12 Şubat’ta, Eskişehir’ de, müdahale yapacak olanlarla uzlaştığınız haberlerini duyduk” dedi. Sunay kızardı. “Ben böyle şeylere girmem” dedi. Demirel, “Kuşkulu bir adam değilim” dedi, “ama birtakım belirtileri de gözden kaçırmam. Genel Sekreterinizin Genel Kurmay Başkanı Tural’ın adamı olduğu yönünde bilgiler var”. Cemal Tural o sıralarda anlam verilemeyen ziyaretler yapıyor, birtakım duyarlı kurumlara gidiyor ve adı etrafında darbe yapacağı söylentileri yayılıyordu. Tural’ın aleyhinde yazan gazeteci İlhami Soysal, Tural’ın adamları tarafından dövülmüştü. Köşk Muhafız Alayı da ona bağlıydı. Darbe için her şey hazır görünüyordu. Sunay, Demirel’e, “Ne önerirsiniz ?” diye sordu. Aldığı yanıt şöyleydi : “Emekliye ayırıp yerine başkasını getireceğiz”..
   Demirel hızlı davrandı. Bakanlar Kurulu’ndan kararnameyi geçirdi, müsteşarı ile Köşk’e gönderdi. Tural haberi öğrenmişti. “Beni kimse yerimden edemez” diyordu ama kararnameyi görünce “ya, öyle mi ?” dedi, şapkasını aldı ve çıkıp gitti. Yerine Memduh Tağmaç getirildi.. Olaylar zaman içinde hızla aktı. 12 Mart darbesini önleyebileceğini varsayarak muhtıranın radyolardan okunmasını durdurmasını sağlamak için, başbakanlıktan istifa edeceğini söylediği zaman, Sunay mazeret olarak, “Beni de devreden çıkardılar” diyecekti !..
   Bir cumhurbaşkanının, Mecliste ettiği yemine sadık kalmayarak askerin dayatmasına boyun eğmesi, istifa etmeyi düşünememesi ne kadar şaşırtıcı değil mi ?..

     
    

Leave a reply:

Your email address will not be published.