772 ) KUTSAL MIZRAK !..

    

“Lancea Longini” adlı kutsal emanet (bunlardan epey sayıda var) Yuhanna İncil’inde İsa’nın çarmıha gerilişi öyküsünde geçer. Roma askerleri İsa’nın ölümünü hızlandırmak için onun bacaklarını kırmak ister (çünkü bacaklarının desteği de olmazsa göğsüne baskı uygulanacak, boğulması hızlanacaktır) ama askerlerden birisi elindeki mızrakla İsa’nın böğründe bir delik açar. Oradan kan ve su gelmesi askerlere İsa’nın çoktan öldüğünü kanıtlar..
İncil’in tek bir kitabındaki bir tek ayette referans verilen bu mızrak hakkında neredeyse beş yüz yıl boyunca hiçbir gelişme olmadı. Bir tane bile rahip ya da hükümdar çıkıp da bu mızrağı elinde bulundurduğunu iddia etmedi. Varlığına dair hiçbir iz yoktu ; ta ki 6. yüzyılda Hristiyanlığın yükselişe geçişine kadar. Ve bugün geldiğimiz noktada artık tek bir “kutsal mızrak”tan bahsedemiyoruz zira bir sürü var ! Bazılarına, İsa’nın göğsünü delen askerin adı olmasından ötürü, “Longinus” deniyor (bu ismin olayın yaşanmasından 500 yıl sonra ortaya çıkmasına rağmen).. Daha lüks modellerinin ucu İsa’yı çarmıha gererken kullanılan çivilerden birinde dövülmüş deniyor. Viyana’da bir tane “Alman mızrağı” ve Karkiv’de bunun şüpheli bir kopyası var. “Echmiadzin mızrağı” ve “Roma mızrağı” Vatikan’daki Aziz Peter Bazilikası’nda. Daha Rudolf van Rheinfelden’in mızrağını, Norveçli Aziz Olaf‘ın mızrağını ve Macaristan Kralı’nın mızrağını saymadım bile !..

Bu mızraklardan birinin uç kısmının bulunuşuyla ilgili ilginç bir hikaye de var (Roma’nın kutsal mızrağı).. Bu mızrak ucu 15 Haziran 1098′de Birinci Haçlı Seferi sırasında bulundu. Keşif, alkolik olmasıyla meşhur çapkın bir keşişe, Peter Bartholomew’e aitti. Keşişe göre havarilerden Aziz Andrew’un ruhu kendisine gelip mızrağın Antakya’daki katedralin zemininde gömülü olduğunu haber vermişti. Bu yüzden de keşiş sefer sırasında vakit kaybetmeden o katedrale gitmişti. Anlatılanlara göre katedralin tabanı kazıldığında, her nedense kimse keşiş birkaç saniye sonra çukura zıplayana kadar orada bir mızrak ucu olduğunu fark etmemiş !.. Bu yüzden görgü tanıkları mızrak ucunun orijinal olduğuna inanmamışlar ; zira keşişin onu kıyafetinin içine sakladığı ve çukura girdiği zaman çıkardığına yönelik mantıklı şüpheleri vardı..
Bu şüphelere içerleyen Peter, 1099 yılının başlarında Tanrı’nın ateşiyle imtihan edilmeye ve bu yolla doğru söylediğini ispatlamaya hazır olduğunu söyledi. 8 Nisan 1099′da Paskalya’dan önceki son cuma günü, keşiş iki yanı yanan odunlarla dolu dar bir yolda elindeki mızrak ucuyla yürümeye kalktı ama Tanrı bu düzenbaza merhametini göstermedi : Bartholomew fena yandı ve acılarla geçen 12 gün sonunda öldü..
Kutsal Mızrak hakkında pek çok efsane dolaşmaya başladı. Bir tanesine göre 1914 yılında Alman İmparatoru Kaiser II. Wilhelm Paris’teki zafer turunda elinde bu mızrağı taşıyordu. Bir başkasına göre kutsal mızrak Alman şansölyesi Adolf Hitler’e 1938 yılında “Führerim ! İşte size kader mızrağı” denilerek sunulmuştu !
İkinci Dünya Savaşı sonunda Almanlar yenildiği zaman bir Müttefik generali “Kutsal mızrağı bulun bana, Eğer Ruslar bulurlarsa tüm Avrupa’ya hakim olurlar” diye buyruklar yağdırmıştı..
Hikayelerin hepsi büyüleyici ama takdir edersiniz ki tamamı palavradan ibaret !. Yine de popüler kültüre hiç yansımamış değil. Bazılarınız 2000 yılında meşhur olan “Tomb Raider” adlı bilgisayar oyununun bir bölümünde, Lara Croft’un Ruslar tarafından batırılan bir Alman denizaltısında Kutsal Mızrağı bulmaya çalıştığını biliyor olabilir !..    

(ROELF BOLT’un “Yalancılar ve Sahtekarlar Ansiklopedisi” adlı kitabından alıntıdır.)

 

Leave a reply:

Your email address will not be published.