748 ) SİLAHINI HİÇ ATEŞLEMEDEN MEŞHUR OLAN SOYGUNCU !…

  

Kovboy dünyasında silahını bir kez olsun ateşlemeden ünlü olan gerçek bir kahraman vardır, ve o bir kanun koruyucu da değil, posta arabası soyguncusudur.. Silah kullanmadan posta arabası nasıl mı soyulur ?. İşte yanıtı :
3 Ağustos 1877′de, ileride büyük bir bankaya dönüşecek olan, taşıma şirketi “Wells Fargo”ya ait bir posta arabası, Kaliforniya’da Russian River’dan Fort Ross’a gitmektedir. Dört at tarafından çekilen posta arabasının sürücüsü Koca Bill, yol kenarından aniden önüne çıkan beyaz pardösülü ve başı örtülü adamı görünce dizginlere yapışır. Çift namlulu tüfeğini sürücüye doğrultan soyguncu, para sandığını yere atmasını ister. Arabada yolcu olmadığı gibi koruma görevlisi de yoktur. Koca Bill, soyguncunun isteklerini çaresizlik içinde yerine getirir, para sandığını attıktan sonra atları çözerek serbest bırakır. Soyguncu para sandığını aldığında sürücüye şunları söyler : 
Tamam, şimdi atları geri getirip arabaya koşabilirsin. Çok teşekkür ederim efendim..
Koca Bill, sıradan bir soyguncuyla karşı karşıya olmadığını “efendim” sözcüğünden anlar. Soyguncu, gözden kaybolmadan önce de şöyle seslenir :
Ben gereksiz yere kan dökecek birisi değilim..
Soygun yokuş  bir yerde olmuştur. Koca Bill ileride bekleyen atları geri getirip arabaya bağladıktan sonra yerde sürüklenen sandık izini takip eder. Sandığı bulduğunda içindeki altınların ve paraların yerinde yeller estiğini görür. Para sandığının içinde yalnızca soyguncunun bıraktığı, kurşunkalemle yazılmış bir şiir vardır :
Uzun yıllar çalıştım, didinip durdum
Ekmeğimi kazanmak için,
Onurum için, zengin olmak için, 
Ama beni hep incittiniz,
Sizi gidi ince saçlı o.os.u çocukları !..

Meçhul soyguncu şiirin altına “Black Bart, The Po8” imzasını atmıştır. Mizah yönü güçlü olan soyguncu şairimiz, içindeki paraları cebine indirdiği her bir sandıkta şiirlerini yayınlamaya devam edecektir.. Posta arabalarını ardı ardına soyan “Kara Bart”, her soygunda bir şiir bırakır ardında. Hepsinin de altında, kendisiyle alay eder gibi “Po8” imzasını kullanır.. “Po8” sözcüğünün İngilizce okunuşu “şair” anlamına gelen “poet”dir !..
Wells Fargo şirketi ünlü dedektif James B. Hume’u Kara Bart’ın ardına takar. Soygunların sayısı arttıkça ünlenen “şair”, geride elle tutulur bir iz bırakmamaktadır. Dedektif Hume, bir soygunda bırakılan şiirin Kara Bart’a ait olmadığını el yazısından anlar. Tarihin en komik ve en romantik soyguncusunun sahtesi de çıkmıştır !..

Kara Bart içinde yolcu olmayan posta arabalarını soymayı tercih etse de, 22 Temmuz 1880 tarihinde karşısına çıktığı arabada balayına gitmekte olan Curtis çifti vardır. Bayan Curtis, para kesesini Kara Bart’a attıktan sonra, isterse nikah yüzüğünü de verebileceğini söyler. Bunları yaparken bir istekte bulunur : Şiirlerinizden birini okur musunuz ?.. 
Kadının isteğini, Teşekkür ederim hanımefendi, kusura bakmayın ama olmaz diyerek geri çeviren Kara Bart, sözlerini para kesesini geri vererek tamamlar : Ben kadınları asla soymam !..
Bir gazetede basılan bu sözleri, nazik davranışları ve silahını bir kez olsun kullanmayışıyla sempati toplayan Kara Bart’ın ününe ün katar. 27 soygunun ardından Dedektif Hume, son soygununda koruma görevlisi tarafından yaralanan Kara Bart’ı yakalamayı başarır. Hume’u şaşırtan, soyguncu şairle ikiz kardeşmiş gibi birbirlerine olan benzerlikleridir !… 

    

Wells Fargo, gerçek adı Charles Earl Bowes olan “şair”e son soygunundan dolayı dava açar. 6 yıl hapis cezası alan Bowles, tutukluluk süresinde de nezaketini gösterir ve iyi halden dolayı 4 yılda serbest bırakılır.. 
Hapisten çıktığı gün, Kara Bart ile kendisini kapıda bekleyen gazeteciler arasında şu konuşma geçer :
“-Bir daha suç işleyecek misiniz ?
“-Hayır.
“-Şiir yazacak mısınız ?
“-Suç işlemeyeceğimi söyledim ya !.. 
Karısının yanına dönmeyen Kara Bart, en son 28 Şubat 1888 günü görülür ve bir daha kendisinden kimse haber alamaz. 

  

Soyguncu şairin şöhreti yıllar geçse de dilden dile anlatılır. Steve Cormier’in “Black Bart” şarkısı da, Amerika’da sisteme karşı gelenlerin konserlerinde söylenmeye devam eder..

(SUNAY AKIN’IN “HAYAL KAHRAMANLARI” ADLI KİTABINDAN ALINMIŞTIR)

Leave a reply:

Your email address will not be published.