703 ) SERMAYESİ SEVGİ OLAN BİR ŞİRKET !…

BU DERLEMEYİ SEVGİLİ YEĞENİM MURAT YEŞİLKAYA VE DÜNYA TATLISI EŞİ FİSUN YEŞİLKAYA’YA ARMAĞAN EDİYORUM.. SEVGİLERİMLE..

Her şey Eurovision Şarkı Yarışması ile başladı. Türkiye bu yarışmaya ilk kez 1975 yılında katılacaktı. Türkiye’yi temsil edecek eseri belirlemek için aylar öncesinden seçmeler yapıldı. Bu seçmelerin sinyal müziğini ise Boğaziçi Üniversitesi’nde kimya mühendisliği okuyan 24 yaşındaki bir genç yaptı ; Melih Kibar..
Melih Kibar’ın bestelediği “Çoban Yıldızı” adlı sinyal müziğinden sonra sahneye çıkan Yeliz’in “Hayalimdeki Adam” şarkısının ve sonrasında yarışan iki şarkının sözlerini de Çiğdem Talu yazmıştı..
O da aslında ne müzikle, ne de şiirle pek ilgisi olmayan bir işte çalışıyordu. Işık Lisesi’nde İngilizce öğretmeniydi.. Ama edebiyatçı bir aileden geliyordu. Büyük dedesi, ünlü romancılardan Recaizade Ekrem idi.. Her sene okulunun güzellik kraliçesi seçildiği Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ni bitirdikten sonra Avrupa’da filoloji eğitimi görmüştü. Yine bir edebiyatçı olan Selahattin Hilav’la evlenmiş, kızı Zeynep’in doğumundan bir süre sonra boşanmıştı..


34 yaşına kadar uzak durmuştu şiirden. Ta ki 1973 yılında bir arkadaşı, şarkı sözü yazmasını teklif edinceye kadar.. Böylece müzik dünyasına girmişti..
Melih Kibar’ın ünlü “Çoban Yıldızı” plağının arka yüzünde, bestecinin “Ferahnak” adlı bir bestesi vardı. Çiğdem Talu öyle sevmişti ki parçayı, dinledikçe bağlanmış ve bestecisiyle tanışmayı arzulamıştı. Bu arzusunu bestecinin hocası Timur Selçuk’a söyledi, o da onları 25 Mayıs 1975 gecesi tanıştırdı..
“Baktım Çiğdem Talu karşımda ve ben görür görmez vuruldum.. Kesinlikle çok özel bir insandı..”
İlk etkileşimden sonra, ortak çalışmalar başladı. Artık sık sık görüşüyorlardı. Genç besteci, her yaptığı besteyi Çiğdem’e dinletmek için sabırsızlanıyor ve elinde notalarla köşke koşuyordu..
Bir gün Çiğdem, “Senin başka bestelerin yok mu ?” diye sorduğunda, Melih Kibar yeni bestelediği “İşte Öyle Bir Şey”i çalar. Genç kadın çok beğenir ve ufak teybine kaydeder. Bir gün sonra da sözler hazırdır !..
“Seni düşündüm dün akşam yine,
Sonsuz bir umut doldu içime, 
Bir de kendimi düşündüm sonra
Bir garip duygu çöktü omzuma..”

“Sözler müziğin üzerine cuk oturdu derler ya, tam milimetrik oturmuştu. Her şeyiyle, güzel bir Türkçe, güzel bir anlatım, güzel bir konu.Ve şunun farkına vardım : Ben o besteyi neden yaptığımı hiçbir zaman bilmeden yapmış olmama rağmen, eğer ben söz yazmış olsaydım aynen o sözleri yazardım..”
Yıllar sürecek verimli bir işbirliğinin harcının atıldığı andı o an..
1976 Ağustos’unda “İşte Öyle Bir Şey”in 45’liği piyasaya çıktı. Bu, ikilinin ilk plağı idi. Plağın arka yüzündeki “Sevdan Olmasa” da aynı ilgiyi gördü..
“Bende bu cehennem gibi yürek olmasa
Bende deli rüzgar gibi hasret olmasa
Bir de cana can katan o sevdan olmasa
Ah bu hayat çekilmez..”


Aralarındaki 12 yıllık yaş farkı, Çiğdem’in daha yaşlı olması, ara sıra problemlere neden olsa da ilişkileri devam etti. Sonra zorunlu bir ayrılık geldi. Melih Kibar kimya mühendisliği yüksek lisansını yapmak üzere İngiltere’ye gidiyordu. Türkiye’de besteleri listeleri sallarken o, 4 Ekim’de babasıyla Londra’ya uçtu..
Gittiği gece müthiş bir fırtınaya yakalanırlar. Okyanus fırtınası.. O bozuk moralle, karanlık koridorda dolaşırken çarptığı piyanonun başına oturur ve korkusunu bastırmak için tuşlarına basarken ortaya yeni bir beste çıkar. Hemen kayıt cihazını alır ve kasete çeker.. Sonra da kaseti babasıyla İstanbul’a, Çiğdem Talu’ya gönderir..
Çiğdem, nasıl ve hangi koşullarda bestelendiğini bilmediği bu melodinin üzerine “İçimdeki Fırtına”nın sözlerini yazar..
“Gün ağarırken
Tek başıma oturmuşsam
Henüz daha gözlerimi
Bir an bile yummamışsam
Sen yoksan yine
Bense yorgun ve yalnızsam
Hele bir de..
Bir de canım
Hasretine kapılmışsam
Ve gözümde tütüyorsan
buram buram..
İşte o an bir fırtına kopar
Sanki o an yer yerinden oynar
Hoyrat bir rüzgar eserken
Sallanan gemi misali
Sallanır durur içimde dünya..”


8 Ocak 1977′de “İşte Öyle Bir Şey”, Altın Kelebek Yarışması’nda “Yılın Şarkısı” olarak seçildi. On gün sonra da, ikilinin yeni çalışması olan “Bunlar da Geçer” listelerde en üstte idi.. 
İki ay sonra yine unutulmaz bir şarkıları doğdu : “Bir de Bana Sor”..
“Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
Nerde nasıl yaşarım bir de bana sor
Evlerin ışıkları bir bir yanarken
Bendeki karanlığı gel de bana sor..”


31 Ekim 1977′de, Çiğdem Talu’nun doğum gününde, genç kadın belki de en güzel şarkı sözlerinden birini yazdı :
“Her şey seninle güzel
Yolda yürümek bile
Olmayacak düşlerin
Peşinde koşmak bile

Her şey seninle güzel
Bu toprak, bu taş bile
İçimdeki bu korku,
Gözümdeki yaş bile..”


Sıra müzikale gelmiştir şimdi.. 1978 yılında Çiğdem Talu “Hisseli Harikalar Kumpanyası”nın sözlerini yazar, Melih Kibar’a verir. Bir ilk yaşanacaktır ikili arasında. Bu kez söz üzerine beste !.. 
Sonuçta müzikal büyük ilgi görür. 400 kez perde açar.. Turnelere çıkar.. 
O dönem kimsenin pek dikkatini çekmedi, ama Melih Kibar’ın o müzikal için bestelediği, sonradan Altın Plak alacak bir şarkıya Çiğdem Talu’nun yazdığı sözlerde, bir veda hüznü gizliydi..
“Sen başkalarına benzeme sakın
Hep böyle kal, hep cana yakın
Hep böyle kal, hep böyle kal, hep bana yakın..”


1979′un sonlarında Çiğdem’in kansere yakalandığı anlaşılır.. Bu defa sık sık Londra’ya gitmek zorunda olan Çiğdem Talu’dur.. Genç kadın, çevresine neşeli bir görüntü verse de, bu görüntünün altında derin bir hüzün saklamaktadır..
Melih Kibar’ın deyişiyle, “Hayatında en severek yazdığı şarkı sözü”nü o dönemde kaleme alır : “Koca Çınar”..
“Serde delikanlılık, gençlik var koca çınar
Sevda var, sen sevdanı çiğneyip geçer misin
öte yanda gurur var, ölesiye gurur var
Seni unutanları
sen olsan sever misin..”


28 Mayıs 1983 günü, Çiğdem Talu 44 yaşında gözlerini hayata kapar..
Ertesi gün basın, “Şarkılar öksüz kaldı” diye verir bu acı haberi..
Melih Kibar, uzun bir sessizlik döneminden sonra, 2000 yılının sonunda bir gece yeniden piyano başına oturdu ve biriktirdiği duygularından bir son beste doğdu..
Adını “Sessiz Veda” koydu..


CAN DÜNDAR’IN “YÜZYILIN AŞKLARI” ADLI KİTABINDAN DERLEMEDİR..


Leave a reply:

Your email address will not be published.