702 ) SON HALİFEYE MODELLİK EDEN TİYATROCU !..

    

Cankurtaran Camii’nin karşısındaki konağın salonunda bir akşam, Hariciye Nezareti’nde veznedar olan Hüsnü Bey, eşi ve altı çocuğuyla oturmuş, duvara bakmaktadır. Bunun nedeni, ailenin küçük oğlu Muhsin‘in o gün Yıldız Sarayı’nda sünnet olmasıdır. Dönem, İkinci Abdülhamid dönemidir… 1897 yılı…
O akşam, sadece duvara bakan çocuklar değil, Hüsnü Bey de eşiyle birlikte gördükleri karşısında kahkaha atarak gülmektedir. Muhsin, o akşamı ileride şöyle anlatacaktır :
Aldığım tek sünnet armağanı ‘Laterna Magica’ oldu. Evdekiler için de duvara yansıyan ördeğin yürümesi ilginçti..
“Laterna Magica”, sinemanın atası sayılan bir optik oyuncaktır. Küçük bir sobaya benzeyen bu oyuncağın içinde yanan ateş ile mercek arasına konulan camların üstündeki resimler, duvara yansımaktadır. Bütün aileyi etrafında toplayan “Sihirli Fener”in camları ilk sinema filmleri sayılır. Bu camlarda hayvan ya da manzara resimlerinin yanında, “Robinson Crusoe” ve Grimm Kardeşler’in masalları, “Don Kişot” gibi edebi eserlerin kahramanlarının yer aldığı, çizgi romanın ilk örnekleri sayılacak resimler de görülebilir. 
Muhsin adlı çocuğu yıllar sonra Veliaht Abdülmecid Efendi’nin karşısında görürüz. Abdülmecid Efendi, Bağlarbaşı’ndaki konağında Muhsin’i karşısına oturtmuş, resmini yapmaktadır. Ne var ki Muhsin artık bir çocuk değil, saçları dökülmüş, teni kırışıklıklarla dolu bir ihtiyardır !.. 
“Son Halife” olarak da tarihe geçecek olan Abdülmecid Efendi, Muhsin’i “Baykuş” adlı tiyatro oyununda görmüş ve sahnede canlandırdığı ihtiyar adam karakterini çok beğenerek resmini yapmak istemiştir. İşin aslına bakarsanız, Abdülmecid Efendi’nin ihtiyar adam portresine modellik yaparken Muhsin, henüz 24 yaşında bir delikanlıdır..
Tiyatro dünyası o zamanlar öylesine araç ve gereçten yoksundu ki, başıma bir ihtiyar perukası bulmam olanaksızdı. Piyesin sonunda yere düştüğüm zaman, başımdan fesim ve sarık gibi sarılan yemenim bir tarafa fırlıyor, kendi saçımla başım ihtiyar görünümümü yalanlıyordu. Bunu inandırıcı bir duruma sokmak için başımın ortasındaki saçları, dökülmüş saç gibi usturayla kestirmeye karar verdim. Berbere giderek saçlarımı, yaşlıların dökülmüş saçları tarzında kazıttım..
Bu bilgilerin ışığı altında, Abdülmecid Efendi’nin ihtiyar adam portresinin kahramanının aslında bir delikanlı olduğunu söyleyebiliriz. Abdülmecid Efendi’nin Abdülhak Hamit Tarhan, Recaizade Mahmud Ekrem, Tevfik Fikret ve Pierre Loti gibi dönemin ünlü sanatçılarının portrelerini yaptığı bilinir. Ressamın yaptığı sanatçı portrelerinde bir “gizli kahraman” vardır ki o da, ihtiyar adam tablosundaki Muhsin’dir. 
Abdülmecid Efendi sahnede beğendiği ihtiyar adamın 24 yaşında olduğunu öğrendiğinde çok şaşırmış ve onun oyun gücünü daha da takdir etmiştir, ama Muhsin, onun portresini yaptığı sanatçılar kadar usta ve ünlü değildir. Zaten, tarihteki son halife unvanına da sahip olan veliahdın Muhsin’in resmini yapmasının nedeni de sanatçı kimliği değil, sahnede canlandırdığı karakterin görünümünü beğenmesidir..
Muhsin adlı delikanlı, çok sevdiği tiyatro sanatına ilk adımını attığında tanınmamak için adının başına “Ertuğrul” koyacak ve bu ad Cumhuriyet döneminde tiyatro ve sinema sanatının büyük ustası “Muhsin Ertuğrul” olarak ünlenecektir !…

  

Abdülmecid Efendi, Bağlarbaşı’ndaki konağında bulunan resim atölyesinde, makyaj ile kendini ihtiyar bir adama dönüştürdükten sonra, kendisine modellik eden 24 yaşındaki delikanlının, geleceğin en ünlü sanatçılarından Muhsin Ertuğrul olacağını elbette bilemezdi. Ve ne gariptir ki, sanatçı, gençlik yıllarında oynadığı yaşlı adam rolleriyle ünlenir !..
Muhsin Ertuğrul, Abdülmecid Efendi’ye modellik yapmaya başlamadan önce, Beyoğlu’na gider ve “Baykuş” oyununda canlandırdığı ihtiyar adam kılığına girerek, makyajlı ve kostümlü çeşitli pozlarda fotoğraflar çektirir. Abdülmecid Efendi o fotoğraflardan birini beğenerek, aynı pozda kendisine modellik yapmasını ister. Muhsin Ertuğrul’un arkadaşı Sedat Simavi, fotoğraflardan üç tanesini Almanya’ya göndererek her birinden bin tane yaptırır. Sanatçının, tiyatro oyunundaki ihtiyar adam rolünü yansıtan bu fotoğraflar, aslında öyküsünü anlattığımız resme modellik amacıyla çektirilmiştir..


      

Leave a reply:

Your email address will not be published.