551 ) BISMARCK’TAN ÖDÜL ALAN OSMANLI GAZETECİSİ !..

            

1870-71 Almanya-Fransa Savaşı, Osmanlı İmparatorluğunda da yürekleri heyecanlandırmıştı. “Realist Prusya Raporlamaları” genç gazeteci ve yayımcı Ali Efendi’nin gazetesi Basiret’i Alman yanlısı bir çizgiye götürmesine yol açtı. Zamanının on bin kopya ile basılan bu günlük gazetesi henüz daha genç olmasına rağmen, güçlü politik baskılar karşısında profesyonelleşen basının varlığını göstermektedir..
Ali Efendi (1828-1910), İstanbul Saray Okulundaki (Enderun) eğitiminin ardından saray hizmetinde kalmış, imparatorluğun farklı yerlerinde bu hizmetlerini sürdürmüştür. 1870 yılında, ılımlı Genç Osmanlıların fikirlerini temsil eden ve sonradan ona lakap olacak “Basiret”i çıkarmadan önce de gazeteci olarak çalışmıştır..
Gazetenin Alman dostluğu çizgisine Bismarck’ın bir teşekkür olarak yaptığı davet, genç yazarlara masrafları Alman devlet bütçesinden karşılanacak şekilde Berlin’i ziyaret etme fırsatını verdi. Ali Efendi tüm yüksek makamlardan gerekli seyahat izinlerini alırken, Sadrazam Ali Paşa da kendisine ev sahibinin memnuniyetini kazanabilmesi adına, “alaturka değil, alafranga hareket etmesini” öğütlüyordu.. 
Bismarck ve Alman İmparatoru ile, tedavi amaçlı bulundukları Bad Gastein’da planlanan görüşme gerçekleşmedi. Ancak her siyasi görüşmenin Viyana’ya jurnal olarak bildiriliyor olması, Ali Efendi ile bir buluşmanın uygun görünmemesine neden oldu. Ancak sadece birkaç gün sonra, 1871 Ağustos’unda, Alman İmparatoru I. Wilhelm ve Bismarck’ın geri döndüğünü öğrenen Ali Efendi, tercümanı ile Bismarck’ın sarayına gitmiş ve görüşme nihayet Berlin’de gerçekleşmiştir..

“Zemin katta bir odaya yönlendirildim. Orada kartvizitim benden rica edilmeden önce soluk alma fırsatımız oldu (..) Prensin beni yalnız olarak kabul edeceklerini söyledikleri bir odaya girdik. Prens bizi orada bekliyordu. Avrupalı kıyafetler giyinmiş olmama rağmen, Prensi selamlamak için önünde eğileceğim sırada, Prens elini bana uzatarak ‘Hoş geldiniz’ dedi ve karşısına oturmamı işaret etti. Çevirmeni benim için yaptığı övgüleri tercüme ederken, kendisi de bana sigara ikram etti. Ben sigara kullanmadığımı ifade ederken, o ısrarla içtiğimi söyledi : ‘Türkler sigara içerler, hatta şu an içtiğim tütünün Türk tütünü olması cabası..’ Bunun üzerine uzatılan sigarayı alarak yaktım. Prensin isteği üzerine, hoş ve yorucu olmayan Tuna gezim hakkında kendisini bilgilendirdim. Ardından o söze girdi : ‘Biz Fransız Savaşını sürdürürken ; Basiret’in tüm baskılarını İstanbul’daki büyükelçimiz aracılığıyla tercüme ettirerek okumak için edindim. Sizin, olayları çok doğru tasvir edişinizden duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Bundan başka, ordumuz üzerindeki tutarlı düşünceleriniz için de ayrıca teşekkür etmek isterim. Türk ve Alman milletleri arasındaki sevgi o denli eskidir ki, bu asla parçalanmayacaktır..”

Sadece yirmi dakika sonra Ali Efendi, vedalaşmak için izin istedi. Bu alelacele ayrılma isteğinden şaşkınlık duyan Bismarck, konuğuna ikinci bir görüşme için istek ve ümitlerini bildirdi…

“Saraya seyahat ettiğim esnada bir gazetenin özel baskısının büyük bir telaş ile satıldığını gördüm. Ben konuşmaya başladığım sırada Prens söze girdi : ‘Bu noktada beni dinlemenizi istiyorum, çünkü Ali Paşa’nın bu sabah vefat ettiğini haberini aldım, çok sarsıldım.. Türkler büyük bir sadrazam, Avrupa ise büyük bir insanı kaybetti. Savaşın bitişi karşısında, ilk olarak Ali paşa iki tarafı da (Almanya ve Fransa) barışa davet etti. Onun barış ile ilgili yazılarını, arşivimizin özel bir bölümünde saklatıyorum. Böylesi diplomatların ölümleri büyük kayıptır.’ Misafir evine dönüş yolunda caddelerdeki insan kalabalığının ve telaşın sebebini artık anlamıştım : Sadrazamın ölümü, devlet tahvillerinde düşüşü tetiklemişti !..”

Ali Efendi Berlin’de kaldığı 29 günlük süreyi geniş bir inceleme ziyareti fırsatı olarak kullandı. Nihayet Bismarck’tan, ayrılarak seyahate çıkabilmek için izin istedi. Prens kalma süresini uzatmayı önerse de ; Ali Efendi, yakında Mısır’a yapması gereken seyahati ve bunun öncesinde daha Augsburg’a uğrayarak, oradan bir matbaa makinesi ile gerekli ekipmanları satın almak isteğini anlattı. Bunun üzerine Bismarck, Ali Efendi’den fazla para alınmaması için, üzerinde dost fabrikatörlerin bulunduğu bir tavsiye mektubunu Ali Efendi’ye verdi.
Doğu bilimleri üzerine yüksek öğrenim yapmış olan, Bismarck’ın özel sekreteri Dr. Borch ; Ali Efendi’nin ayrılışına eşlik etmiş ve ayrılmadan önce ona kapalı bir zarf takdim etmiştir. Yolculuk sırasında, bu zarf hakkındaki merakını giderebilmek için çevirmeninden bilgi isteyen Ali Efendi’ye ; bunun bir Alman geleneği olduğu ve bir dostun ayrılışında yolculuğunun hızlı geçmesi için verildiği bilgisi iletilmiştir. Zarfı açtığında ise büyük bir sürprizle karşılaşmış ve zarfın içinde 10 adet 100 Marklık banknot görmüştür. 
Augsburg’a varışının ertesi günü hemen ona tavsiye edilen fabrikatörü ziyarete gitmiş ve Türk ziyaretçi olarak kabul edilerek kendisine kahveler ikram edilmiştir. Yapılan görüşme sonunda, elle 2000, motor ile 5000 baskı yapabilen bir makine, onun yanın da bir de ufak makine, Fransız harfleri, bir küçük makas ve diğer gerekli araç-gereçleri satın almaya karar veren Ali Efendi, toplam 1300 mark tutan malzeme bedelinin yarısını peşin, yarısını da İstanbul’da gümrükte teslim sırasında ödemek istediğini anlatmıştır. Bunun üzerine fabrikatör şöyle der : 
“Ama Ali Bey, hesabın tamamı Prensin hesabından karşılanacak. Kendisi, böyle olmasını buyurdu. Ben sizden bundan hariç bir tek pfenning (kuruş) bile alamam. Zaten bu model makine tamamen sizin için, özel üretilmiştir. Makinenizi bir ay içinde Galata Gümrüğünden teslim alabilirsiniz..”

İstanbul’a varmasıyla ve yeni makinelerin beklenmedik olağanüstü olumlu durumu ile birlikte Ali Bey, “Basiret”i genişletmeye devam etti. 1874′de ayrıca bir de mizah dergisi yayımlamaya başladı : “Kahkaha”.. Bundan sonra da defalarca kapatma cezaları alan Ali Efendi’nin gazetesi Basiret son olarak Mayıs 1878′deki sansür ile birlikte tamamen kapanmıştır.. Yapılan soruşturma sonucunda Kudüs’e sürgün edilen Ali Efendi, daha sonra affedilerek, gazete çıkartmaması koşulu ile, İstanbul’a dönmesine izin verilmiştir…

    

18 Ocak 1871.. Versailles Sarayı Aynalar Galerisi.. Alman İmparatorluğu ilan ediliyor.. Ortada, beyaz üniforması ile Otto von Bismarck..




KAYNAKÇA 

Ali Efendi, “İstanbul’da Yarım Asırlık Vekayi-i Mühimme” ; 
Orhan Koloğlu, “Türkiye’de Basın” ; 
Ingeborg Böer-Ruth Haerkötter-Petra Kappert, “Berlin’den Türkler Geçti” ;
Orhan Koloğlu, “Osmanlı Basını : İçeriği ve Rejimi” ;

 

Leave a reply:

Your email address will not be published.