543 ) İSTANBUL RASATHANESİ NEDEN YAPTIRILDI VE NEDEN YIKTIRILDI ?..

     

Sultan III. Murad döneminde İstanbul’da Tophane sırtlarında kurulan İstanbul Rasathanesi’nin yine aynı padişahın emriyle yıktırılmasının nedenleri, bilim tarihimizin hala tam olarak açıklığa kavuşturulamamış önemli konularından biridir. Astrolojinin İslam ve Osmanlı siyasal ve kişisel yaşamındaki rolünü açıklığa kavuşturmak bize farklı bir bakış açısı sağlayabilir..
A.Adnan Adıvar, “Osmanlı Türklerinde İlim” adlı eserinde, rasathanenin kurucusu Takiyüddin’in, astrolojiyle ilgilendiğini kabul etmek istemiyordu. “Takiyüddin’in kuyruklu yıldızlardan ahkam çıkardığına ve padişaha bu hususta izahnameler verdiğine dair, Türk kaynaklarındaki haberler de kolay kolay kabul edilemez.”
Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver de, “İstanbul Rasathanesi” adlı kitabında, “Halbuki Takiyüddin ahkamı nücuma (astrolojik hükümlere) önem vermiyordu. Onun amacı bir heyet (astronomi) müessesesi oluşturmaktı. Rasathaneyi kurarak iki yıl çalıştığı halde padişaha mugayyebattan (gizli şeylerden) kesin haberler veremedi. Bundan dolayı padişahın kuruma karşı teveccühü kalmamıştı.. ” Prof. Ünver, bu sözleriyle rasathanenin padişah tarafından astrolojik amaçlarla kurdurulmuş olduğunu onaylamış oluyordu..  
Bilim tarihçisi Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı ise, uluslararası değerdeki büyük araştırma eseri “The Observatory in Islam”da şunları söylüyordu :
“Gözlemevinin inşası ve aletlerin yapımı 1577’de tamamlandı ve tam ölçekli çalışma aynı yıl başladı. Birkaç ay sonra, Kasım’da ünlü 1577 kuyruklu yıldızı göründü ve Takiyüddin bu vesileyle Sultan Murad için bir kehanet raporu hazırladı. O, bu kuyruklu yıldızın iyi haberlere işaret ettiğini ve Türk ordusunun İranlılara karşı savaştaki başarısını simgelediğini öngörüyordu..”
Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa, İran’a karşı yapılacak bir seferin doğru olmayacağını savunuyordu. Fakat Sokollu’nun hasımları Lala Mustafa Paşa ve Sinan Paşa, İran’la savaştan yana tutum takınmışlardı. Üstelik kuyruklu yıldız da zaten batıdan doğuya doğru gidiyordu. Bu, Savaşın Türkler lehine gideceğinin işaretiydi !..
Adıvar ve Ünver, çok büyük olasılıkla, Takiyüddin’i iyi bir bilim insanı olarak gördükleri ve astrolojik kehanetlerde bulunmayı ona yakıştıramadıkları için böyle düşünüyor olabilirler. Fakat eğer böyleyse, bu, tarihsel olgulara güncel bir düşünceyle yaklaşmak sayılır. Çünkü 16. yüzyıl Osmanlı dünyasında astronomi ile astroloji henüz birbirinden (bilim ve sahte bilim olarak) ayrılmamıştı. Avrupa’da bile durum böyle değildi. Takiyüddin gerçekten çağının astronomi bilgisine sahip ve çok iyi gözlemci bir astronom ve astronomi hesaplamalarında ondalık kesirleri kullanacak kadar da öncü ve yetenekli bir matematikçiydi. Ayrıca optikle ve başka bilimsel konularla ilgili çalışmaları da vardı. Bu nedenle biz Takiyüddin için matematikçi ve astronom-astrolog demeyi tercih ediyoruz..
Öte yandan Takiyüddin’in rasathane kurulmadan önce müneccimbaşı olarak göreve atandığını da unutmamalıyız.. Osmanlı Devletinde müneccimbaşının en önemli görevlerinden biri, devlet işlerinde ve savaş hamlelerinde uğurlu saatin saptanmasıdır. Sultan III. Murad da astrolojiye ve fala çok düşkündü. Bu düşkünlüğü o derecedeydi ki, Şeyh Şüca isminde hiçbir olumlu özelliği olmayan fakat padişaha “gaipten haberler veren” kişi, onun en önem verdiği insan olmuştu. Ulema mensupları ve vezirler bile Şeyh Şüca’nın iyi niyetine bağımlı hale gelmişlerdi. Sultan Murad, şeyhin ölümüne kadar ona tereddütsüz bağlı kaldı. 



İslam dünyasında 16. yüzyıla kadar kurulan rasathanelerin hepsi, dini yararlılık ve astrolojik kehanetler için kurulmuştur. Biruni ve İbni Sina gibi saf bilimsel merakla astronomiye yaklaşan insanlar olmakla birlikte, devlet yöneticileri tarafından saf bilimsel araştırmalar yapması amacıyla kurulmuş rasathane örneğine rastlamıyoruz. Uluğ Bey de astrolojiye inanıyordu, Ali Kuşçu da.  Ali Kuşçu’nun Fatih Sultan Mehmet tarafından Otlukbeli Savaşına (1473) getirtilmesinin nedeni de savaşın gidişatında onun kehanetlerinden yararlanmaktı..   
Takiyüddin’in İstanbul Rasathanesi de diğer örneklerinde olduğu gibi, ikili amaçlarla kurulmuştu. Takiyüddin, kuruluş sırasında padişaha sunduğu raporda, mevcut astronomik tabloların artık eskidiğini, günün ihtiyaçlarına cevap vermediğini ve yeni gözlemlere dayanarak yeni tablolar düzenlenmesi gerektiğini belirtiyordu. Yukarıda belirttiğimiz gibi Safevilerle savaş gündeme geldiğinde, padişaha 1577 kuyruklu yıldızıyla ilgili olarak olumlu rapor da verdi. Fakat gerçekte Osmanlı Devleti bu savaşa girmekle, kendisini her bakımdan tüketecek on yıllık bir savaş, yoksulluk, iflas ve topraklarının mahvolması dönemine girdiğini hesap etmiyordu..
Padişahın etrafındaki kızgın iktidar savaşının bir sonucu olarak Sokollu Mehmed Paşa 1579 Eylül’ünde bir suikast sonucunda öldürüldü. Vezirler arasındaki iktidar savaşı bu koşullarda daha da kızışmıştı. Bu iktidar kavgalarının ayrıntıları, o dönemin tarihini yazan Osmanlı tarihçisi Mustafa Ali’nin ünlü eseri “Künhü’l-Ahbar”da (Haberlerin Aslı) bulunmaktadır. Ocak 1580′de de İstanbul Rasathanesi’nin yıktırılması kararı çıktı. Yaklaşık dört aylık bu süre içinde İran savaşında başarısızlıklar görüldü, İstanbul’da veba salgını başladı ve bu kısa zaman aralığında art arda birçok önemli kişi öldü. Bütün bunlar uğursuzluk işareti olarak görülüyordu. İşte bu koşullarda rasathanede yapılan astrolojik gözlemler, özellikle kehanetlerin doğru çıkmaması, fakat asıl olarak bu gözlemlerin uğursuzluk getirdiği görüşünün üstün gelmesinin bir sonucu olarak bütün kötülüklerin kaynağı olarak gösterildi ve padişah da etki altına alınarak rasathanenin yıkımı kararı çıkartıldı. Şeyhülislam Ahmet Şemseddin Efendi de, bunu padişaha bildirdi..



Görüldüğü gibi kapatılma gerekçesi tamamen astrolojik amaçlı gözlemlere ve astrolojik kehanetlere yöneliktir. Burada, İslam dünyasındaki astroloji konusundaki iki farklı yaklaşımdan birinin, günün özel koşullarına bağlı olarak diğerine galip gelmesinin bir örneğiyle karşılaşıyoruz.  İslam dünyasında kurulmuş rasathanelerin çalışmaları, ya destekleyici ve koruyucu devlet yöneticisinin ya da kurucu veya yürütücü astronom-astroloğun ölmesi sonucunda sona ermiştir. Burada bu nedenlerin dışında kalan özel bir durumla karşılaşıyoruz. Fakat bu özel durum da, İslam tarihindeki tek örnek değil. Astrolojik çalışmalar yaptığı gerekçesiyle yıktırılmış olan bir rasathane daha var. Bu rasathane, Fatımiler döneminde Kahire’de kurulmuş olan ve kurucularının adıyla bilinen Al Afdal-Al Bataihi Rasathanesi’dir. Bu rasathane 1120′de kuruldu ve 1125 yılında yıktırıldı.  455 yıl önceki bir olay olsa bile, var olma süresi ve sonu bakımından Takiyüddin’in rasathanesine ne kadar benziyor..  

Takiyüddin rasathanesinin yıktırılmasının nedeni şimdiye kadar, dinsel tutumun bilimsel tutuma bir tepkisi olarak görüldü ve o şekilde yorumlanmak istendi. Gerçekte ise, astrolojiyi tamamen reddeden dinsel yaklaşımın, astrolojiyi kısmen meşru gören dinsel yaklaşıma yapısal tepkisi olarak kabul etmek gerekir..

Bu iki saptama arasındaki farklılık önemlidir. Aksi takdirde Osmanlılarda bilimin gelişmesi sürecinin esaslarını çözümlemekte zorluklarla karşılaşırız..

Takiyüddin’in rasathanesinin yıktırılmasından tam 190 yıl sonra, matematiğe meraklı eski Şeyhülislam Damatzade Feyzullah Efendi (1703-1771), herhangi bir engelle karşılaşmadan bir rasathane kurma girişiminde bulundu. Galata Kulesi’ni bir rasathaneye dönüştürmeyi planlamıştı. Avrupa rasathaneleri tarzında tasarladığı bu projesini, Avrupalı astronomlara bağlı olarak gerçekleştirmeyi düşünüyordu. Bu özelliğiyle klasik İslam rasathanelerinden tamamen farklıydı ve elbette artık sadece astronomik çalışmalar yapılacaktı. Fakat bu çalışmaları sürdürdüğü sırada Feyzullah Efendi’nin ölmesiyle, bu önemli girişim sonuçsuz kaldı..
Sonuçsuz kalmasına rağmen, tam da yine Avrupalı mühendislerin yardımıyla Hendesehane’nin kurulması (1773) sıralarında modern bir rasathane kurma girişiminin yapılmış olması, bilim tarihimiz bakımından son derece önemli ve dikkat çekicidir ve Takiyüddin’in rasathanesinin yıktırılmasıyla ilgili yukarıda yaptığımız yoruma da katkıda bulunmaktadır..



OSMAN BAHADIR’ın, “Takiyüddin’in İstanbul Rasathanesi” başlıklı yazısından alıntıdır..  
  

Leave a reply:

Your email address will not be published.