462 ) BAYRAK …

   Yapılan çalışmalar bayrağın ilk kez Çin’de kullanıldığını ortaya çıkarmıştır. Bu bayrakların amacı ordunun değişik bölümlerini birbirinden ayırmaktır. Avrupa’da ise bayrak ilk kez Romalı süvari birlikleri tarafından kullanılmıştır. Kare şekline bayrakları olan birliklere “vexillum” adı verilirdi. Bayrakları inceleyen bilim dalı “Vexillology” de adını buradan almaktadır..

    

   “Bayrak” sözcüğü, Türklerin İslamiyeti kabulünden sonra terk etmedikleri sözcüklerden biridir. Kökeni “batrak”tır. Batrak, savaşçının tanınması için mızrağının ucuna bağladığı bez parçası anlamına gelir.
   Topkapı Sarayı, Deniz Müzesi ve Askeri Müze’de bulunan sayısız bayrağın ne anlama geldiği günümüzde bile bilinmemektedir. Kırmızı, yeşil, beyaz ve siyah renklerin egemenlikte olduğu bayraklarda en çok rastlanılan motif hilaldir. Hilal, İslamiyet öncesinde de, Türklerin sembolüdür. Büyücünün çadırının tepesinde hilal bulunurdu..
   Osmanlı geleneğine göre Selçuk sultanının Osman Bey’e verdiği bayrak beyazdır. Yavuz Sultan Selim Çaldıran’a biri beyaz biri kırmızı iki bayrakla gitmiştir. Saltanat bayrakları önce dört iken sonra sayıları, biri beyaz, ikisi kırmızı, biri yeşil, ikisi kırmızı-yeşil ve biri sarı-kırmızı olmak üzere yediye çıkmıştır.. 
   Osmanlı tarihinde ilk bayram reformunu Üçüncü Selim yapar. Hilalin yanına yıldız ilk kez, Üçüncü Selim tarafından konulur. Ama bu, sekiz köşeli bir yıldızdır. Sultan Abdülmecid döneminde yıldız, 1842’den sonra, beş köşeli olur.. Yeniçeri Ocağı kaldırıldıktan sonra bayrakları da yasaklanmış, bayrak sözcüğü de yasaklanarak, “sancak” denmeye başlanmıştır. Yeniçeri bayraklarında kırmızı üstünde beyaz pençe, beyaz zülfikar gibi çeşitli nişanlar bulunurken, yeni kurulan ordu için Hazreti Muhammed’in bayrağı Ukab’tan esinlenerek siyah bayrak da kullanılmıştır. 
   Cumhuriyet döneminde, 29 Mayıs 1936’da kabul edilen bayrak Kanunu ile, ay ve yıldızın kumaş üzerindeki geometrik konumu belirlenir… Ama bu yasada, kırmızı ve beyazın ne anlama geldikleri belirtilmemiştir..
   Halk arasında yaygın olan düşünce ; kırmızının şehitlerin kanı olduğu yönündedir. Beyazın ne olduğu hakkında ise hiçbir görüş yoktur. Mantıken, kanın üzerinde ay ve yıldızın yansımasını beyaz olarak düşünmek, doğaya yabancı olmak demektir. Çünkü, ay ve yıldız gece görülür. Karanlıkta ayın, hem de hilal haliyle, kanın üstüne yansıyacak kadar ışık yaydığı söylenemez !..

    

   Aslında doğanın renkleriyle oluşan bayraklar pek çoktur. Örneğin, İzlanda bayrağındaki kırmızı, volkanlardan çıkan lavı ; beyaz, kan ve buzu ; mavi ise Atlas Okyanusunu simgeler..
   Bizimki gibi kırmızı-beyaz olan bayraklara şöyle bir göz atacak olursak ; Polonya bayrağındaki kırmızı, sosyalizmi ; beyaz ise barış arzusunu dile getirir. Endonezya bayrağındaki kırmızı, bedeni ; beyaz, ruhu temsil eder..
   Kırmızı ; Kolombiya bayrağında cesareti, Cezayir bayrağında özgürlüğü, Zambiya’da bağımsızlık kavgasını, Litvanya’da ülke sevgisini, Portekiz’de devrimi, Macaristan’da gücü simgeler..
   Beyaz ise ; Kanada bayrağında kar ve buzu, Dominik bayrağında saf suyu, Trinidad’da denizi, Cezayir’de saflığı, Somali’de halkı, Togo’da umudu, Irak’ta eli açıklığı, Macaristan’da Tanrı’ya olan inancı ; Panama, Lübnan ve Hindistan bayraklarında ise barışı simgeler..
 Kırmızının gözdağı vermek amacıyla kullanıldığı bayrak Kuveyt bayrağıdır. Kırmızının anlamı kandır ; ama, ülkeyi işgale gelen düşmanın kanı !..
  Japonya bayrağındaki kırmızı güneşi, beyaz da dürüstlük ve saflığı temsil eder..

   

   Her ülke bayrağının bir öyküsü vardır ama aralarında en ilgi çekici olan Meksika’nınkidir. Ülkenin özgürlüğü için çarpışan bir grup gerillanın bir gün yemek yerlerken akıllarına bayrakları olmadığı gelir. Mola verdikleri yerde uzun zaman kalamadıkları için çabuk karar vermek zorunda kalırlar. Birisinin gözü yedikleri karpuza takılır. Emek verdikleri topraklar için savaşmaktadırlar. Toprak da onlara bu emeklerinin karşılığı olarak karpuz vermektedir. Böylece Meksika bayrağı sorunu çözülmüş olur !.. Kırmızı, karpuzun içini ; yeşil, kabuğunu ; beyaz da kabuğun altındaki kısmı simgeler !..



   Bizim bayrağımızdaki ay ve yıldızın öyküsü ne olabilir ? 
   Mithat Cemal Kuntay’ın şu iki dizesini anımsayalım :
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
 Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır..”
   Tevfik Fikret ise “Vatan İçin” adlı şiirinde, konuyu şu dört dizeye ustaca yansıtmıştır :
“Vatan senden hayat umar
Sen yaşarsan o canlanır
Vatan için ölmek de var
Fakat borcun yaşamaktır ! “

   Donanma Cemiyeti, Osmanlı bayrağı için bir şiir yarışması düzenler. Ne yazık ki, Trablusgarp, Balkan ve hemen ardından Birinci Dünya savaşları ardı ardına patlak verince, yarışmaya katılan şiirler değerlendirilemez. 
   Şiir gönderenlerden biri de, Yenikapı Mevlevihanesi Şeyhi Abdülbaki Efendi’dir :
“TURAN’da geziyordu gizlice
Al yanaklı bir Türk kızı bir gece,
Bakıyordu Hilal bulut içinde 
İmrenerek koştu..Kızın peşinden
Tuttu, öptü o kırmızı yanağı
İşte budur Ertuğrul’un bayrağı..”

   Tarih boyunca kurulan Türk devletlerinin bayraklarına şöyle bir bakacak olursak ; kendinden önceki devletin bayrağını devam ettirenin yalnızca Türkiye Cumhuriyeti olduğunu görürüz..


   









SUNAY AKIN’ın “Geyikli Park” ve KUDRET EMİROĞLU’nun “Gündelik Hayatımızın Tarihi” adlı kitaplarından derlenmiş bir yazıdır..

Leave a reply:

Your email address will not be published.