452 ) ATATÜRK VE MENDERES…

    

   Adnan Menderes’in ilk siyasi çıkışı, Serbest Fırka’nın 17 Kasım 1930’da ve Gazi Mustafa Kemal’in işaretiyle kapatılmasıyla, bir yenilgiyle bitmişti.. Aydın’da, kendisince kazanıldığına inanıldığı halde, müdahaleler, hatta sandıkların kırılması suretiyle soysuzlaştırıldığı kanaatinde olduğu belediye seçimlerinden sonra, bir de partinin kapatılması, Adnan Bey’de ve arkadaşlarında derin ruh kırgınlıkları yarattı.. Fakat Adnan Bey, bir defa siyasetin içine atılmıştı artık.. Geriye çekilemezdi, gene çiftliğine kapanamazdı.. Dış alemden elini eteğini çekmek ve o zaman memleketin her tarafında rastlanan küskünlerden biri olarak olduğu yerde çürümek, onun yapacağı iş değildi. Zaten buna genç yaşı müsait değildi. Başladığı yolda devam edecekti, ama nasıl ?.. İşte bunun cevabı yoktu. Çünkü memlekette gene tek parti sistemine geçilmişti. Tek Şef, tek Parti ve otoriter hükumet !.. Bu düzenin içinde, genç ve bir defa siyasi mücadeleye karışmış bir adamı, küskünlük ve bir kenara çekilmek nasıl tatmin edebilirdi ?.. Kaldı ki bir il merkezinde, bir defa muhalefete geçmiş, hatta partisi de kapatılan bir çiftlik sahibinin, artık işlerini aksaksız, engelsiz yürütmesi bile bir meseleydi.. Ama işte tam o günlerde ve bu hava içinde, beklenmeyen bir şey oldu.. Adnan Bey’e Cumhuriyet Halk Partisi’ne girmesini teklif ettiler. Menderes bu hikayeyi kendi anlatır. 
“Atatürk zamanında ben, Aydın’da Serbest Fırka’nın reisiydim. Fethi Bey bizzat Aydın’a gelerek, Serbest Fırka ile meşgul oldu. Aydın’daki belediye seçimlerini kazandım. Gayet dürüst bir mücadeleye giriştim.. 
Halk Partisi ileri gelenleriyle tanışıyordum. Ama Halk Partisi’ne, onların rica ve ısrarlarına rağmen girmemiştim..
Fethi Bey’in partisi, malum şartlar altında feshedildi. Memlekete derin bir üzüntü hakim oldu. Halk Partisi kendisini toplamak istedi. Vilayetlere heyetler gönderildi. Bu arada İzmir ve Aydın’da da, Celal Bayar başkanlığında bir heyet geldi. Daha sonra da Atatürk seyahate çıktı. Aydın’a da uğradı. Aydınlılarla teması zorunlu gördü..”
“Ben, gelen heyetle bir hafta temas etmedim. Nihayet, Celal Bayar tanıdığım ve saygı duyduğum bir zattı. Vasıf Çınar, İttihat ve Terakki mektebinden hocamdı. Heyetten Halit Onaran da iyi tanıdığım olmak itibarı ile, kendileriyle temas, kaçınılmaz bir hal aldı. Ve temas sağlandı. Bu muhterem zatların ısrarlı ricaları ile, Halk Partisi’ne girerek, fikirlerimizi parti içinde savunmak uygun olacaktı. O zamana kadar ve benimle beraber Halk Partisi’ne karşı çekingen olarak tanınan arkadaşlarla, Halk Partisi’ne girdik..”

   Evet, Menderes artık Halk Partisindedir. Ama, anlattığına göre bazı şartları da vardır. Aydın’da teşkilat yeniden kurulacaktır. Serbest Fırka zamanında, belediye seçim sandıklarının kırılması suretiyle kazanılan Aydın belediye seçimlerinin düzeltilmesi de, onun şartları arasındadır. Fazla olarak da kendisine, Halk Partisi teşkilatını, bütün vilayette, yeniden kurmak yetkisi verilir. Öyle de yapar. Dürüst bildiği insanları işbaşına getirir, diğerlerini de tasfiye eder. Özetle Aydın’da Halk Partisi reisi, artık Adnan Bey’dir…
   Yurt seyahatine çıkan Atatürk, işte bu sırada Aydın yolundadır. Ama bazılarının Atatürk’e ilk ulaştırdıkları haber, Aydın’da Halk Partisi teşkilatının tam kadroyla, eski Serbest Fırka adamlarının ellerine geçtiğidir..
    Nihayet Atatürk 3 Şubat 1931 günü Aydın’a gelir. Törenlerle karşılanır.. Şehirde ziyaret edebileceği her yeri ziyaret eder.. Ama Halk Partisi merkezine uğramaz !.. Adnan Bey ve partililer, heyecanla onu beklerler. Paşa’nın, hatta akla gelmeyecek yerlere gittiği, fakat partiye uğramayacağı anlaşılır. Yani, Adnan Bey’in kaderinde, en güçlü müdahalesi olabilecek kudret, onun etrafında dolaşmaktadır, ama ona, dönüp bakmak istemez !.. Menderes anlatmaya şöyle devam ediyor :
“Aydın’da birçok ziyaretler yaptıkları halde, Halk Partisi’ne gelmeyi arzu etmediler. Nihayet ve Vasıf Çınar’la arkadaşlarının çok ısrarları üzerine ve eminim ki istemeyerek, sırf usul zorunluluğu ile geldiler. Ama yaptıkları bu ziyaretin uzamamasını, mümkünse beş dakikada bitirilmesini arzu ediyorlardı. Nitekim teşriflerinden sonra, ikram ettiğim sigarayı dahi almak istemediler. Kahve emredip etmediklerini sordum, onu da istemediler..”

   Fakat böyle bir hava içinde ve zoraki olarak başlayan ziyaret, başka türlü bir yön alır.. Ve Mustafa Kemal, Halk Partisi’nde tam dört saat kalır !..
   Daha ilk dakikalarda Adnan Bey, memleket meselelerine girmiştir. Ve bunlar Paşa’nın dikkatini çeker. Tarım, kooperatifleşme, sanayinin kuruluşu, kredi işleri vesaire gibi hepsi de aktüel meseleler… Hepsi de çevrenin, memleketin aktüel meseleleridir. Ve tabii her meselede derine inilir. Memleket ölçüsünde davalar ortaya çıkar. Atatürk de zaten kendini bu davalara vermiştir. Hemen hemen yalnız Menderes’le konuşur. Menderes şöyle anlatır :
“Orada İl İdare Kurulundan yedi üye vardı. Fakat iltifat buyurdular. Sohbet, hemen tamamen, Atatürk ile benim aramda geçti. İlk defa teklif ettiğim sigarayı almayan ve kahve istemeyen Büyük Gazi’nin, memleket meseleleri üstünde sohbet derinleştikçe, kendilerine zaman zaman takdim ettiğim bir paket Gazi sigarasını içip bitirmiş olduklarını, sonradan fark ettim. Ve ayrıca dört kahve emir buyurdukları da, bugünkü gibi aklımdadır..”

   Dört saat böyle geçer. Tabii Gazi’nin diğer ziyaret programları aksar. Sonra ayrılırken bir emirleri de olur. Kooperatifleşme, krediler ve diğer konular üstünde konuşulan meseleler, yapılan teklifler, bu gece etraflı bir rapor halinde hazırlanacaktır. Ertesi gün Denizli’den dönüşünde, kendisine takdim edilecektir. Öyle de yapılır.. Bütün gece çalışılır. Raporun yazılışında Raif Aydoğdu’nun da büyük emeği vardır. Dönüşte raporu alan ve Adnan Bey’le arkadaşlarına istasyonda veda eden Gazi Mustafa Kemal, Aydın’a geldiği zaman Halk Partisi’ne ayak basmak istemeyen Mustafa Kemal değildir..  




ŞEVKET SÜREYYA AYDEMİR’in “Menderes’in Dramı ?” adlı kitabından derlenmiştir..

Leave a reply:

Your email address will not be published.