451 ) OSMANLI’DA MÜHENDİSHANE NE ZAMAN KURULDU ?..

   Mehmed Esad Bey, “Mirat-ı Mühendishane-i Berr-i Hümayun” adlı, 1896’da basılan, Mühendishane’nin ülkemizdeki tarihini anlatan eserinin girişinde şunları söylüyor :

(Hicri) 1173 (miladi 1759/1760) tarihlerinde Sultan Üçüncü Mustafa Hazretlerinin saltanat zamanlarında, meşhur Mehmed Ragıb Paşa mektep açma fikrini takip eden mezkur (adı geçen) öğrencilerden (kapatılmış Humbaracılar Ocağı öğrencilerini kastediyor) hayatta olanlarını ve ölenlerin de çocuklarını ve torunlarını toplattırdı. Kağıthane ve Sütlüce yakınlarında Karaağaç tarafında büyük bir haneye talebeyi yerleştirip pek de aleni olmayarak hendese (geometri) ve diğer ilimlerin tahsiline başlattı.İşte bu mühendis talebenin halefleri ve fenleri, Sultan Üçüncü Selim Hazretlerinin saltanat zamanına kadar kalmış idi.. 

   Eğer Mühendishane’nin tarihsel köklerini arıyorsak, öncelikle bu girişime bakmamız gerekiyor. Çünkü zeki, entelektüel, bilimsel düşüncenin savunucusu, eğitimci ve şair Osmanlı sadrazamı olan Koca Ragıp Paşa’nın (1698-1763) böyle bir kuruluşu gerçekleştirdiğine, hükumetin bunlara maaş verdiğine ve daha sonra açılan Hendese Odası’nın ilk öğrencilerinin de bunlar arasından seçildiğine dair belgeler bulunmaktadır. (Koca Ragıp Paşa, Voltaire’in Newton fiziği üzerine yazdığı bir popüler eserini Türkçe’ye çevirmek istemişti) 
   Öte yandan, örneğin İTÜ’nün kendi tarihsel başlangıcı olarak kabul ettiği 1773 tarihinde bir mühendishane kurulduğuna dair herhangi bir resmi belge bulunmamaktadır. Mühendishane olarak kabul edilmiş olan Hendese Odası’nın 1773’te kurulduğunu ilk olarak söyleyen kişi, bu okulun kurulmasında rolü olan Baron de Tott‘dur. Ondan sonra bu tarihi kuruluş kuruluş yılı olarak alanların hepsi, Baron de Tott’un bu ifadesine dayanmışlardır.. Oysa bu kuruluşun 1773’te değil, 1776’da kurulduğunu gösteren resmi bir belge bulunmaktadır..

 Koca Ragıp Paşa

   Sultan Üçüncü Selim zamanında, Küçük Hüseyin Paşa’nın kaptan-ı deryalığı sırasında ve 27 Recep 1211 (Ocak 1797) tarihinde Bab-ı Ali’ye sunduğu Hendesehane’ye dair önemli bir layiha sureti, Hendesehane’nin kuruluşundan da bahsetmekte ve o döneme ait önemli bilgiler vermektedir..
   Bu layihanın başlangıç bölümünde şunlar söylenmektedir :
“Donanmayı Hümayun kalyonlarında hendese ve coğrafya ilmini bilen adamlar bulunmasının gerekli olması nedeniyle bundan önce (h.) 1190 (m.1776) senesinde Tersane-i Amire’nin Darağacı semtinde bir Hendese Odası inşa olunup…”
   Layihanın bir başka bölümünde de, “Tersaneye lüzumlu olan gemileri inşa eylemek ve derya haritasını ve teferruatlarını bilmek için hendese eğitimine 1190 tarihinde nizam verildiğinde..” denmektedir.
  
  Görüldüğü gibi daha önceki yıllarda öğretime başlanmış olsa bile (Büyük olasılıkla Hendese Odası öğretime fiilen 1776’dan önce başlamıştı. Çünkü özellikle Rusların 1770 yılındaki Çeşme baskınından sonra gemi yapımı ve yönetiminden ve deniz coğrafyasından anlayan nitelikli eleman yetiştirme girişimlerine başlanmıştı) bu kuruluşun resmi açılış tarihi 1776’dır..
   Tıpkı bugünkü İTÜ‘nün doğrudan başlangıcını oluşturan Hendese-i Mülkiye Mektebi’nin eğitime 1883′te başlamasına rağmen, nizamnamesinin ve resmi açılışının 1884′te yapılması gibi…

   Öte yandan yine bu belgeden anlaşıldığı gibi okulun resmi adı, Hendese Odası’dır. Bazı metinlerde Hendesehane olarak da geçmektedir. 1780’li yıllardan itibaren Mühendishane de denmeye başlanmıştır. Fakat hiçbir resmi belgede bu okulun adı, günümüzde çok yaygın olarak kullanıldığı şekliyle, Mühendishane-i Bahri-i Hümayun olarak geçmemektedir.. Bu isim, büyük olasılıkla Mühendishane-i Berri-i Hümayun’un H. 1210 (m.1795) senesinde kurulmasından sonra, okulun iki aşaması arasındaki farkı belirtmek için kullanılmış olmalıdır.. Fakat bu yakıştırma, günümüzde yanlış bir şekilde sanki birbirinden ayrı deniz ve kara mühendislik okulları olmuş gibi bir yanlış anlamaya yol açmaktadır. Oysa böyle bir durum söz konusu değildir. Çünkü Hendese Odası’nda kale, bina, köpri inşaatı eğitimi de veriliyordu ve daha sonraki Mühendishane-i Berri-i Hümayun’da gemi yapımı ve denizcilikle ilgili eğitimin verilmesine de devam edildi. 
   Mühendishane adını taşıyan ilk resmi kurum olan Mühendishane-i Berri-i Hümayun’da ancak 1808’den sonra bu iki alandaki uzmanlaşma ayrışması başlamıştı ki, tam da o sırada Üçüncü Selim öldürülmüş ve Nizam-ı Cedid hareketi sona ermişti.. Bu yüzden mühendis subaylara olan istek ve ihtiyaç azaldığı için Mühendishane’deki eğitim de geriledi. Ancak H.1241 (m. 1826) tarihinde Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte Mühendishane’nin de yeniden canlandırılmasıyla denizci ve karacı mühendis eğitiminin ayrılması gündeme geldi ve bu tarihte Mühendishane’deki ayrışma fiilen gerçekleşti. Fakat bu durumda da Mühendishane-i Berri-i Hümayun’dan ayrılma, Mühendishane-i Bahr-i Hümayun’un değil, Mekteb-i Bahriye adını taşıyan okulun kurulmasıyla oldu.. Bu ayrılan bölümün, İmparatorluk Deniz Mühendishanesi (Mühendishane-i Bahri-i Hümayun) olarak değil de, Mekteb-i Bahriye adıyla ayrılması da son derece doğaldır. Çünkü bu bölüm zaten Birinci Abdülhamid zamanında (1784’te) bir bahriye mektebi olarak yeniden düzenlenmişti. Nitekim Mehmed Esad Bey de yukarıda belirttiğimiz eserinde şunları söylemektedir :
Sultan (Birinci) Abdülhamid Hazretlerinin saltanatları zamanında Tersane’de bir Mekteb-i Bahriye-i Şahane inşa olunmuş ve şöhreti Avrupa bilim erbabına kadar akseden Gelenbevi İsmail Efendi muallim tayin buyurulmuştur. O sıralarda ortaya çıkan birçok olay yüzünden gerektiği kadar ilerleyemeyen bu mektep, 1210 (1795) tarihinde Sultan Üçüncü Selim Hazretlerinin iradesiyle genişlettiği ve yenileterek ihya ettiği Mühendishane-i Berri-i Hümayun ile (eğitim tarzı ile) birleştirilmişti..”  
  

   Mühendislik tarihimizde, Mühendishane-i Bahri-i Hümayun ismiyle bir mühendislik okulu bulunmamaktadır. Bu isim, Hendese Odası’na ve Bahriye Mektebi’ne sonradan yakıştırılmış bir isimdir..
   
   Sonuç olarak, ülkemizde mühendislik eğitiminin ilk temellerinin 1759/60’da Koca Ragıp Paşa’nın girişimleriyle atılmış olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda Mühendishane’nin fiili kuruluşunu bu tarihe kadar götürebiliriz. Fakat mühendislik eğitiminin resmen (bir kanunnameye dayanarak) başladığı tarih 1776’dır. Mühendishane adını resmen kullanan ilk eğitim kurumunun kuruluş tarihi de 1795’tir. Son aşaması İTÜ olan Hendese-i Mülkiye Mektebi ise 1884 yılında kuruldu..


OSMAN BAHADIR’ın “Mühendishane Ne Zaman Kuruldu ?” adlı yazısından alıntıdır..
   
   

Leave a reply:

Your email address will not be published.