446 ) FATİH SULTAN MEHMET’İ İYİ TANIYOR MUYUZ ? !..

    

   Milletçe Fatih’i çok iyi tanıdığımız söylenemez. Geçenlerde büyük Alman şarkiyatçısı Emil Jacobs’un ölümünden dokuz yıl sonra yayımlanabilmiş, Fatih’in kitapları hakkında yazılmış bir makale çıktı ortaya.. Jacobs, 21 yaşındaki sultanın kendi kütüphanesi için Bizans koleksiyonlarından seçtiği eserleri şöyle belirtmiş : 

Burada, içerikleri, son Paleologların yıkılmış imparatorluk toplumu için artık ölü olan kodekslerin (üzerine yazı yazılmış olan parşömen, kağıt gibi nesnelerin üst üste konarak kenarlarından tutturulmasıyla oluşmuş kitap türü) değil, yaşam nefesi veren, ileride yapılacak şeyler için besin sağlayan, bilgi ve şöhret heyecanı uyandıran el yazmalarını görüyoruz..Bunlar II. Mehmet’in bize hediye ettiği, kendisinin de eski Yunanlı yazarların tekrar keşfine ve ayağa kaldırılmalarına, Rönesans’ın insanlığa bahşettiği mutluluk ve varlığa katkısının olduğunun yaşayan şahitleridir..

   Bu sözlerin 21 yaşında Müslüman bir gencin 500 yıl sonra ardından yazıldığını unutmayınız. Büyük bilim insanı Jacobs, Fatih’in kendi kütüphanesi için seçtiği kitapların özelliklerini şöyle özetliyor :

“1-  Fatih, din kitapları toplamamıştır. 
 2 – Fatih en yeni eserleri elde etmeye çalışmıştır. Kütüphanesi hemen         tamamen 15. Yüzyılda yazılmış veya kopyalanmış eserlerden oluşmaktadır. Jacobs’a göre büyük padişahımızın kütüphanesinden ne yazık ki sadece 50 kadar kitap kalmıştır ki, bunların 42‘si Yunanca’dır. Bunlar arasında sadece 5 tanesi din kitabıdır : 1 İncil pasajları içeren dinsel tören kitabı, 1 gene İncil pasajlarından oluşan dua kitabı, 2 tane Zebur tefsiri. Bunların hepsi 13. ve 14. yüzyıllardandır. Bir de son derece kıymetli, 12. yüzyıldan kalma bir Eski Ahit sekizlemesi…

    

   Geri kalan 37 kitap, konularına göre şöyle dağılıyor :

   3 şair : Homeros, Hesiodos ve Pindaros.. Bunların ilk ikisinin hemen tüm Yunan putperest kültürünün, yani insan uygarlığının, temeli olduğunu da bilelim..
   8 tane Yunanca gramer kitabı ve sözlük. Sözlüklerin ikisi Yunanca-Latince.
   Ptolemaios‘un coğrafyasını bulan ve yayınlayan büyük Bizanslı bilim insanı Maksimos Planudes tarafından yorumlarıyla birlikte yayımlanmış, Esop’un masallarını içeren 1 okul kitabı..
    1 atasözleri kitabı, 2 cilt Aristoteles, 1 adet taşların esrarlı özellikleri üzerine yazılmış kitap (zamanın minerolojisi), 1 büyü kitabı..
    Hippokrat’ın, Galen’in, Mikhael Psellos ve bazı diğer yazarların eserlerini içeren 1 tıp cildi.. Cassianus Bassus tarafından 10.Yüzyılda yazılmış 1 tarım kitabı. Oppianos’un balıkların yaşamı ve balıkçılık üzerine bir eseri. Arrian’ın meşhur “Anabasis”i, yani İskender’in büyük Asya seferinin tarihi ve gene aynı yazarın “Hindistan” (İndike) adlı eseri.. Ksenefon’un hayatını konu edinen “Kiropedia”sı.. Palibios’un tarihinin ilk 5 kitabı..
   Kantakuzen’in 1320-1356 tarihleri arasını kapsayan tarih kitabı. Konstantinopolis’in oluşumunu anlatan “Patria Konstantinupoleos” adlı eser. Roma ve Bizans imparatorlarının yaşamlarını anlatan 1 cilt.. Komnenos imparator ailesini anlatan 1 cilt.. Kristobulos’ un Sultan II. Mehmet tarihinin bilinen tek kopyası.. 4 adet astronomi ve matematik kitabı : Bunlar arasında son derece kıymetli bir Öklid el yazması, buhar makinesinin mucidi İskenderiyeli Heron’un “Metrika”sı, Ptolemaios’un “Coğrafya”sı.. 
   Buondelmonte’nin “Isolaria”sının (Adalar ; Bu kitap Ege hakkındadır) dünyadaki tek Yunanca tercümesi.. 
   Askeri bilimlere ait 3 eser.. Diogenes Laertius’un Yunan filozoflarının yaşamlarını anlattığı eseri..

   Bizans’ın mücevherlerle kaplı din kitaplarına el bile sürmemiştir Fatih. Onların kendisinin yapmak istediği işler için beş paralık değerlerinin olmadığını biliyordu.. 
   “Fatih’in Kütüphanesindeki Kitaplar” diye eserler yazılmıştır bu ülkede. Bu saydıklarıma hiç değinmeyen !.. Saçma sapan Fetih müzelerinde yobaz/çapulcu karışımı olarak çocuklarımıza sunduğumuz Fatih işte aslında burada kısacık bir makalede Jacobs’un bize takdim ettiği modern, bilimsel düşünen, entelektüel zevkleri Avrupa’yı tamamen kucaklayan, doğa bilimlerinden, tarihten, ama her türlü tarihten ders çıkarmaya çalışan, uygarlığın dilleri olan Yunanca ve Latince’yi öğrenmek isteyen bir devdir.. 

A. M. CELAL ŞENGÖR’ün “Ah Fatih Yerinden Bir Kalkabilse !” adlı yazısından alınmıştır..

Leave a reply:

Your email address will not be published.