351 ) SANSÜRLENEN, HACZEDİLEN, HATTA HAPSEDİLEN EVLİYA ÇELEBİ !..

    

   Evliya Çelebi’nin Türk kültürüne kıymetli bir hediye olarak bıraktığı, tarih ve coğrafya alanında paha biçilemez bir hazine olan “Seyahatname”nin aslı on cilttir. Bu muazzam eserden seçilen birtakım ilginç olayların, inanılması güç peri masalı türünden hikayelerin bir araya getirilmesiyle hazırlanan, “Müntahabat-ı Evliya Çelebi” (Evliya Çelebi’den Seçkiler) isimli 100-150 sayfalık bir kitap daha vardır. 
   “Seyahatname” ile ilgili arşiv belgelerini ve yayınları izlediğimizde, matbu olarak basım ve yayım serüvenin gayet ilginç olduğu görülmektedir.
   Tanzimat’a kadar İstanbul’daki birkaç kütüphanede yazma nüshalar halinde mevcut olan “Evliya Çelebi Seyahatnamesi”nin matbaa baskısının yapılması ile ilgili ilk belge, 15 Aralık 1841 tarihlidir. Bu belgeye göre, “Evliya Çelebi Tarihi”nin basılması için bazı sahafların talepte bulunmaları üzerine, durumun padişaha arz edildiği ve basılmasına dair gerekli izinin alındığı anlaşılmaktadır. Bu kitap yukarıda bahsettiğimiz “Müntahabat-ı Evliya Çelebi”dir ve ancak 1843 tarihinde tamamlanarak yayımlanabilmiştir. 143 sayfadan oluşan bu ilk baskının son sayfasında, “Evliya Çelebi Tarihinden seçilmiş bu kitap 13 Haziran 1843’de tamamlanmıştır” yazmaktadır..
   1200 adet basılan ve kısa sürede tükenen bu baskının üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra, aşırı talep üzerine sahaf esnafı yeni bir baskı için resmi makamlara başvurmuş ve 1846’da Tabhane-i Amire’de ikinci baskı olarak yine aynı sayıda, 1200 adet basılmıştır. Ancak kitabın yayımı için bu defa onay çıkmamış, “Müntahabat-ı Evliya Çelebi”nin, “içeriğinde bazı muzır ve uygunsuz deyimler bulunduğu” gerekçesiyle yayımın doğru olmadığına hükmedilmiştir. Bu karar üzerine basımı yapılan kitap, yakılmak üzere Takvimhane’ye gönderilmişse de yakılmayarak bir depoda kilit altına alınmıştır.
   Ancak Evliya Çelebi tarihine olan talep üzerine İstanbul’da basılamayan kitabı bazı tüccarlar, 1848’de Mısır’da 1200 adetten fazla bastırıp İstanbul’a getirtmiş, bunlar sahaf esnafı elinde alınıp satılmaya başlamıştı. 
   Mısır baskısının İstanbul’da satılması, depoda “hapsedilen” kitapların da kurtuluşuna vesile olmuştu. Maliye Nazırı, hazineden harcanan para ile bastırılan kitap depoda dururken, Mısır baskısının elden ele dolaşıp satılmasını doğru bulmayarak ve hatta bu kitabın daha önce bir baskısının yapılıp satıldığını da belirterek depoda tutulan baskının satılmasını, Hazinenin zarardan korunmasını padişaha arz etmesi, padişahın da esnek görüş bildirmesi üzerine depodaki nüshalar piyasaya sürülmüştü. Böylece “Muntahabat-ı Evliya Çelebi”nin 1846’da yapılan ikinci baskısı, dört yıl sonra 1850’de satılabilmişti. Kitap 1862’de bir kere daha basılmıştır. 

   

   Evliya Çelebi’nin on ciltlik “Seyahatname”sinin tamamının basılmasını başlatansa, 1896 yılında İkdam Gazetesi sahibi Ahmet Cevdet Bey olmuştur. İkdam Matbaası’nda basımına başlanan kitabın editörlüğünü Necip Asım Bey üstlenmiştir. 
   1896-1902 yılları arasında “Evliya Çelebi Seyahatnamesi” adı altında ilk altı cildi yayımlanır. Bu altı cildin neşri, ülkede sıkı bir sansürün uygulandığı İkinci Abdülhamid devrine tesadüf ettiğinden, yayımcılar eserin başına bir şey gelmesin diye sansürü önce kendileri uygulamaya başlarlar !. Bunun sonucunda esas nüshadaki saltanata ve devletin idaresine dair pek çok parça matbu nüshaya alınmaz. Bundan başka, Evliya Çelebi’nin dilini günün ifadesine uydurmak endişesiyle matbu nüsha üzerinde bir hayli tasarrufta da bulunulur. 
   1902’ye kadar altı cildin baskısı yapılmıştır. Bu arada İkdam gazetesinde de seyahatnamenin tanıtımı ve reklamları çıkmaktadır. Ahmet Cevdet Bey ve ekibi her ne kadar sansüre uğramaktan kaçınarak otosansür uygulasalar da en nihayet korktukları başlarına geldi. İkinci Abdülhamid’e jurnallenen kitap, muzır bulunduğu gerekçesiyle gazetede alakalı neşriyatın engellenmesine dair padişah emri çıkar..
   Bununla da yetinilmez ; Maarif Nezareti müfettişlerince gazete matbaası basılarak daha önce basımına ruhsat verilen seyahatnamenin mevcut bütün nüshaları, İkdam Gazetesinin Vezir Hanı’ndaki kendi deposunda mühürlenerek kilit altına alınır. “Seyahatname” nüshalarının burada korunması ve başka yere nakledilmemesi sorumluluğu da bir senet karşılığında Ahmet Cevdet’e yüklenir.  Ahmet Cevdet Bey bir şey diyemez ; ancak büyük para harcayarak bastığı kitapları satamaması, üstelik depo kirasını kendisinin ödemesi yüzünden mağdur olduğunu, ya kitap üzerindeki yasağın kalmasını ya da bedelinin karşılanmasını talep eder. Sonuçta Ahmet Cevdet Bey’in zararı tazmin edilir, ancak “Seyahatname” İkinci Meşrutiyet’e kadar depoda adeta bir insan gibi hapis kalır !..
   
   

   Eserin basılamayan dört cildinden, 7. ve 8. ciltler Türk Tarih Encümeni tarafından eski harflerle 1928’de, 9. ve 10. ciltler ise yeni harflerle 1935 ve 1938’de Maarif Vekaleti tarafından hazırlanarak basılır.  Böylece Evliya Çelebi seyahatnamesinin tamamının yayımlanması 42 yılı bulur !…

( MUZAFFER ALBAYRAK’ın “NTV Tarih” dergisindeki yazısından alıntıdır. ) 

Leave a reply:

Your email address will not be published.