293 ) O’NDAN HEMEN SONRA !..

 

  İstanbul, 10.11.1938 ( A.A.) Atatürk’ün müdavi ( hastaya bakan ) ve müşavir ( danışılan ) tabipleri tarafından verilen rapor suretidir :
   Reisicumhur Atatürk’ün umumi hallerindeki vahamet dün gece saat 24’de neşredilen tebliğden sonra her an artarak bugün, 10 İkinciteşrin 1938 Perşembe sabahı 9’u 5 geçe büyük Şefimiz derin koma içinde terk-i hayat etmişlerdir.
   Müdavi Tabipler :
Prof.Dr. Neşet Ömer İrdelp
Prof.Dr.M.Kemal Öke
Dr. Nihat Reşat Belger
   Müşavir Tabipler :
Prof.Dr. Akil Muhtar Özden
Prof.Dr. Hayrullah Diker
Prof.Dr. Süreyya Hidayet Serter
Dr. M.Kamil Berk
Dr. Abrevaya Marmaralı

   Anadolu Ajansı’nın gazetelerde yayımlanan bu tebliği herkesi derin üzüntülere boğarken, bir kısım kişileri de siyasi anlamda uyarıyordu..
   Atatürk’ün 1937 yılı sonunda İsmet İnönü’yü başbakanlıktan ayırıp yerine Celal Bayar’ı getirmesine ; Ata’nın çevresinden bir grup çok memnundu ve bunu hiç de saklamamıştı..
   İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras dahil, bazı bakanlar ve Atatürk’ün “sofra”sındaki bazı milletvekilleri, o grubun içindeydi. 1938 ağustosundan itibaren Ata’nın hastalığı artınca bu konuyu düşünmeye başlıyorlar. Biliyorlar ki, Atatürk ölür de yerine İnönü geçerse, kendi siyasal gelecekleri o kadar parlak olmayacak !..
   Bir kısım, çareyi Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın cumhurbaşkanlığında arıyor. Başka aday olarak Bayar’ın adı geçiyor. Bir de Şükrü Kaya’nın adı geçiyor. Veya Şükrü Kaya kendi adını geçirtiyor !..
   O tarihte 54 yaşındaki İnönü de, Pembe Köşk’te köşesine çekilmiş, bu gelişmeleri büyük bir dikkatle izliyor…
  

   Tabii, Atatürk’ten sonra, Ata’nın en uzun süreli yardımcısı İnönü’nün Cumhurbaşkanlığını doğal sayanlar ve onu destekleyenler de az değil.. Örneğin, İnönü’nün en yakını, eski Sağlık Bakanı Refik Saydam.. Eski Başbakanına Meclis kulislerindeki her bilgiyi anında iletiyor.  Ya da örneğin, Ankara Valisi Nevzat Tandoğan. Ne olur ne olmaz diye İnönü’nün güvenliğiyle ilgili tüm önlemleri alıyor ve bunları bizzat kontrol ediyor..
   Ama İnönü karşıtı grup da, girişimlerini sürdürüyor. Mareşal Fevzi Çakmak’ın ağzını arıyorlar. Cumhurbaşkanlığına niyeti var mıdır ?.. Çakmak, İnönü’nün uygun olacağını söyleyince işleri güçleşiyor..
   Bayar da İnönü’ye karşı bir kulise girmeyeceğini açık seçik belirtiyor. Şükrü Kaya adı ise hiç tutmuyor..
   Ve böylece, Meclis’in en şiddetli İnönü karşıtlarına bile, İnönü’nün seçilmesine razı olmaktan başka çare kalmıyor..
  

   11 Kasım 1938 günü saat 9:30’da önce CHP grubunda partinin adayının İsmet İnönü olduğunu belirleyen seçim yapıldı. Gruptaki seçime katılanlardan yalnızca biri İnönü’ye oy vermemişti. Sonradan yazılan anılardan anlaşıldığına göre o kişi Hikmet Bayur’du ve Celal Bayar’a oy vermişti..
   Asıl seçim daha sonraki Meclis oturumunda yapıldı. Atatürk’ün dört yılda bir  cumhurbaşkanı seçilmesi sırasında oluşan geleneğe göre, Grubun adayı olan İnönü, oturuma katılmamıştı..
   Saat 11’de radyo yayınları Meclis’e bağlandı. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı Vekili de olan Meclis Başkanı Abdülhalik Renda oturumu açtı. Atatürk’ün vefatını bildiren “resmi tebliğ” okundu. Beş dakikalık saygı duruşundan sonra cumhurbaşkanı seçimine gidildi.
   Toplantıya katılan 348 milletvekilinin tamamının oylarıyla İsmet İnönü seçildi.. Oturuma, sonucun Meclis Başkanı tarafından, evinde olan İnönü’ye “arz edilmesi” ve kendisinin Meclis’e davet edilmesi için ara verildi..
   Radyo, aynı gün İnönü’nün, usulen istifasını veren Başbakan Celal Bayar’ı yeniden başbakanlığa atadığını ve Bayar’ın yeni hükumeti kurduğunu da bildirdi.
   Yeni hükumette bakanların çoğu yerinde duruyordu ama, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras yoktu. İnönü onları affetmemişti ve Kabine dışında bırakmıştı !..
   Birkaç ay sonra evlerdeki Atatürk fotoğrafının yanına İnönü’nün aynı büyüklükteki fotoğrafı asılmıştı ama fotoğrafın altında bir şey daha yazılıydı : “Milli Şef” !..
   Bu sıfat ona aralık ayında toplanan CHP Kurultayı tarafından verilmişti. Kurultay bir de tüzük değişikliği yapmış, onu partinin “değişmez genel başkanı” ilan etmişti.  Bu öneriyi yapan ise, ilginçtir, İnönü’nün geçmişte ve gelecekteki rakibi Celal Bayar’dı !.. O sırada Başbakan idi.. Parti Genel Başkan Yardımcısı idi.. O öneriye imza atmayı, herhalde görev saymıştı !..
( ALTAN ÖYMEN, “BİR DÖNEM BİR ÇOCUK” )
   



Leave a reply:

Your email address will not be published.