213 ) TARİH BOYUNCA İZMİR’DE NÜFUS …

   İzmir’in ilk kuruluş yıllarındaki nüfusunu tahmin etmek çok güçtür ; fakat tiyatro, stadyum gibi genel yapıların büyüklüğüne bakacak olursak, İzmir’de 60 bin civarında bir topluluğun bulunduğu tahmin edilebilir..
   16. yüzyıl başlarında bu nüfusun en fazla 5.000 civarında olduğu söylenebilir. 16. yüzyıl başlarında İzmir’e bir çok gelen Piri Reis’in çizdiği İzmir haritasında iki kale dışında herhangi bir yerleşim yeri görülmüyor. Herhalde İzmir halkı bu iki kalenin yani Kadifekale ve Liman Kalenin içinde kalıyordu.
   David Goffmann’a göre İzmir’in 1580 yılındaki nüfusunun % 80’i Türk’tü. Küçük bir Rum toplumu da vardı. Ermeni ve Musevi yoktu. Ermeni ve Museviler, küçük toplumlar halinde dağınık bir şekilde Kuşadası, Manisa, Aydın, Sakız Adası ve Çeşme’de bulunuyorlardı.
   İzmir’in çevresi köylerle çevrili değildi. İç bölgelerde dağ geçit bekçileri, göçebelerin oluşturduğu pirinç yetiştiricileri, kanun kaçakları, Arap deve sürücüleri İzmir şehri dışında yaşayan nüfusu oluşturuyorlardı. Arap deve sürücüleri nakliyeyi temin ediyorlardı. 1516-17 yıllarında tuz taşımak için bu bölgeye gelmişler, kısa bir süre sonra tuz taşımayı bırakıp develerini bu bölgeye gelip giden malların taşınması için tüccarlara kiralamaya başladılar.
   O dönemlerde, örneğin 1570 yıllarında İzmir, bağlı olduğu Aydın vilayetinin küçük kentlerinden biriydi.. Nüfusu Denizli ve Manisa’dan az, kasaba görünümlü bir şehirdi. Denizden gelen ticaret bakımından da tek liman değildi. Çeşme, Urla, Kuşadası, Foça ve Seferihisar limanları da İzmir limanı kadar deniz trafiği olan limanlardı..
   1605 yılında İzmir’de 10 Musevi ailesi bile yokken, yirmi-yirmi beş yıl sonra büyük bir Musevi topluluğu oluştu. Tavernier, 1631 yılında İzmir’de 7.000 Musevi olduğunu yazar.. İzmir’e göçlerin bir nedeni, burada alınan vergilerin diğer yerlere göre daha az oluşuydu. Bu arada, daha az sayıda fakat daha etkili Ermeni bir toplumu, Halep ve İran’dan gelerek İzmir’e yerleşti.. Ermeniler daha ziyade ipek ticareti için gelmişlerdi ve İzmir limanının çok kısa zamanda Çin’den Amsterdam’a kadar uzayan ipek ticaretine bağladılar..
   1580 ile 1640 arasında İzmir’de Türk olmayanların nüfusu on misli arttı ve İzmir şehrinde karışık etnik gruplardan oluşan, değişik dinli, değişik dillerde konuşulan bir toplum meydana geldi. 1640-41 yıllarında yapılan bir sayımda İzmir’de 47 Ermeni, 265 Rum ve 92 Musevi ailesi vardı.. 1662 yıllarında İzmir’e gelen Pére Pasifique, bu yıllarda Türkler kadar Rum ve Yahudi olduğunu yazar.. 1676 yılında gelen Spon ve Wheler nüfusu 55.000 olarak tahmin ediyorlardı. Türkler 30 bin, Yahudiler 12-15 bin, Rumlar 9-10 bin civarındaydı.
   1688 yılındaki depremden sonra gözle görülür şekilde azalan nüfus, 18. yüzyılın ikinci yarısında en az üç misli artmıştır. Avusturya-Macaristan’ın İzmir Başkonsolosu K.von Scherzer’e göre, 1870 yıllarında şehrin nüfusu 155.000 kadar olup bunun 75.000’i Rum, 45.000’i Türk’tür..
   İzmir 1899 İl Yıllığı’na göre, 1894 yılında İzmir il merkezi nüfusunun dökümü şöyleydi :  Müslüman : 89.000, Rum : 52.000, Musevi : 16.000, Yunanlı : 25.000, Ermeni : 5.628, İtalyan : 6.400, Avusturyalı : 100, Rus :85, Fransız : 1.000, İngiliz : 980, Alman : 512, Acem : 200, Amerikalı : 20, Hollandalı : 300, İspanyol : 12…
   Paul Lindau, “1900’lerde İzmir” adlı eserinde, bu yıllardaki İzmir’in nüfusunu 200.000 olarak göstermekte ve dağılımı aynen yukarıdaki gibi vermektedir..
   Dr. Orhan Kurmuş’a göre Rum toplumunun ekonomik ve sosyal gelişmesi diğer etnik gruplarınkinden çok daha hızlı olmuştu. 1864-1890 arasında İzmir’deki Osmanlı ve Yunan uyruklu Rumlar’ın sayısı 75.000’den 107.000’e yükseldi. Bu yıllarda iç bölgelerdeki Rumlar’ın sayısının 168.000 olduğu tahmin ediliyor. Rum okullarının sayısının 12’den 28’e ve bu okullardaki öğrenci sayısının 2.550’den 8.100’e yükseldiği görüldü..
   Türk nüfusun fazla artmamasının en büyük nedeni, savaşlardı. Eldeki belgelere göre 1853 yılında Aydın vilayetinden Kırım Savaşı’na 45.000 er gitmiş ve çok azı geri gelebilmişti… 1877 yılında Rus savaşına giden Egelilerin sayısının 100 bini bulduğu tahmin ediliyor. 1880 yılı Kasım ayında Rumeli’ye 6.000 er gitmişti. 1881 yılının Şubat ayında ise yeniden 18.000 er Rumeli’ye gitti. 1885 yılında Selanik’e gönderilen 90.000 erden sadece 15.734’ü geri dönebildi. 1891-96 arasında Girit ve Yemen’e gönderilen 27.930 erin 23.700’ü cephede kalmıştı. 1897 Yunan savaşında ise 17.000 Egeli erin şehit olduğu tahmin ediliyor..
   Kısacası elli yıldan az bir süre içinde Ege’den savaş bölgelerine giden ve oralarda kaybolan genç Türkler’in sayısının 200.000 civarında olduğu tahmin ediliyor…
   Türkiye’de ilk ciddi nüfus sayımı olan 1927 sayımında İzmir’de bulunan 153.924 kişiden 132.656’sının aynı şehirde doğmuş olduğu görülüyor ki bu sayı, 1919 yılında Türkler’in sayısının en az 110 bin olduğunu gösterir.


         

Leave a reply:

Your email address will not be published.