156 ) ŞANSSIZ BİR HEYKELTIRAŞ !…

   Geçenlerde bir gazetede okuduğum haber dikkatimi çekti : Güney Kore’de, Japonya Büyükelçiliği’nin karşısına konulan kadın heykeli iki ülkeyi birbirine düşürmüş.. İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonların seks kölesi yaptığı Koreli kadınları anmak için dikilen heykele Japonlar “kaldırılsın” , Koreliler ise “her sabah bakıp da kadınlarımıza ne yaptıklarını hatırlasınlar” diyorlarmış….
   Okuduğum bu haber beni istenmeyen heykellerle ilgili bir galeriye soktu sanki !.. Gerçekten de ; çok tanrılı dinden tek tanrılı dine geçtiğimiz yıllardan beri ne kadar çok olay olmuş …

   En son örneği Kars’ta yaşamadık mı ?.. İnsanlık Anıtı değerli ve sanatsever hatta şair Başbakanımız tarafından “ucube” olarak nitelendi ama yukarıdaki karikatürde de gördüğünüz üzere, tamamıyla bir yanlış anlaşılma !.. Bu yüzden de, yine yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi, münafık CHP’li bir belediyenin yaptığı tek kelimeyle ayıptır !.. Zaten sanatsever olmasa, bir firmaya bu işi havale edeceğine, gönderirdi iki tane jet ve Taliban’ın Afganistan’da Buda heykellerine yaptığı  gibi bombalar, işi anında hallederdi !…
   Gelelim başlığı neden böyle attığımıza …
  

   İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının ellinci yıl dönümü olan 1 Eylül 1989’da, Almanya’daki Barış İnisiyatifi, Hitler’in ordusuna kan emici olarak bizzat hizmet etmek yerine asker kaçağı durumuna düşenlerin anısına bir heykel dikmek ister. Bu amaçla açılan yarışmaya yedi heykeltıraş katılır ve aralarında ünlü Alman şair Brecht’ in kızının da bulunduğu seçici kurul Mehmet Aksoy’un projesini birinci seçer..
   Sanatçı, Bonn kentindeki Friedenplatz, yani “Barış Meydanı” na dikilecek olan heykeli hazırlarken çatlak sesler yükselmekte gecikmez !. Heykel, Hitler faşizmine karşı oldukları için askerlikten kaçanları simgelese de, böyle bir eserin Alman ordusuna hakaret anlamı taşıdığı düşüncesinde olanların sayısı giderek çoğalır. Bonn Belediye Başkanı’nın heykelin dikilmesine izin verilmeyeceğini açıklaması üzerine Barış İnisiyatifi mahkemeye başvurur ; ama verilen karara sevinemezler : “Heykel Dikilemez ! ” ..

   Mehmet Aksoy, bir günlüğüne de olsa heykelini sergilemeye kararlıdır. Heykel, bir treyler yardımıyla çekilir meydana. Üstündeki örtüyü, toplama kamplarından kurtulmayı başaran asker kaçaklarıyla birlikte açar Mehmet Aksoy.. Sanatçıya sarılan asker kaçaklarının ağlamaları meydanı dolduran alkış sesinden dolayı duyulmaz. Saat 18’e yaklaştığında bir hüzün kaplar herkesi ; çünkü heykelin meydana getirilmesine sadece bir gün için izin verilmiştir. 1 Eylül Dünya Barış Günü için düzenlenen miting bitecek ve heykel sökülerek sanatçının atölyesine taşınacaktır. İşte o an, Protestan Kilisesi adına konuşan bir temsilci çıkar ortaya : “Asker Kaçağı” heykeli bizim kilisemize iltica (!) edebilir. Biz kilisemizde onun muhafaza ederiz..”
   Meçhul Asker heykeli Almanya’da bir tartışmanın başlamasına neden olur. Bir televizyon programı sunucusu, “Eğer bu asker kaçakları on bin kişi değil de, bir milyon kişi olsaydı, altı milyon insan ölmeyecekti” dediği için hakkında dava açılır !..
   Tartışmalar sürerken heykeli barış yanlıları sahiplenirler.. Baden Württemberg Eyaleti iki ay sergilemek üzere heykele talip olur. Kiliseden alınan heykel bir meydana konulur ve süre dolunca geri döner yerine.. Sergi talepleri öylesine artar ki, heykel neredeyse sürgün hayatı yaşamaya başlar !. Sonunda Potsdam kenti heykele sahip çıkar ve Aksoy’un heykeli Einheit Platz’a dikilir..

 

   Son “rezalet” yazılmasa da olur !.. Herhalde bilmeyen de yok… 2011 yılının Nisan ve Haziran ayları sırasında yıkıldı…

Leave a reply:

Your email address will not be published.